DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şeyh Gâlib/Devr-i Mevlânâ’da gayret hâlet-efzâdır semâ
Kaynaklı metin
Gazel · 18. yüzyıl

Devr-i Mevlânâ’da gayret hâlet-efzâdır semâ

Semâyı bir tören olmaktan çıkarıp feleklerin dönüşüne, Âdem’den beri süren bir görüşe ve saf kalp aynasına bağlayan; velîyle inkârcıyı aynı meydanda buluşturan dokuz beyitlik gazel.

Özgün metin
  1. 1

    Devr-i Mevlânâ’da gayret hâlet-efzâdır semâ

    Âftâbın kursuna teb-lerze fermâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Mevlânâ’nın devrinde semâ, hâli çoğaltmak için bir gayrettir.

    2Güneşin yuvarlağına bile titreme buyuran odur.

    Beyit yorumu +

    ‘Devr’ hem çağ hem dönüş demek; Mevlânâ’nın zamanı ile semâzenin dönüşü aynı kelimede birleşiyor. Titreyen şeyin güneş olması, ölçünün insandan alınıp göğe verildiğini gösteriyor.

  2. 2

    Bir kademde hûyu hâya hâyi hûya vasl eder

    Sırr-ı devr-i çarhdan elbetde bâlâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Semâ tek adımda hûyu hâya, hâyı hûya ulaştırır.

    2Elbette feleğin dönüş sırrından yücedir.

    Beyit yorumu +

    İki hece art arda yer değiştirerek dönüşün kendisini sese çeviriyor. Feleğin dönüşü bir zorunluluk, semâzeninki bir tercih; beyit üstünlüğü tam bu farka bağlıyor.

  3. 3

    Şu’le-i şem’-i tecellî “Lâ-teayyün” şa’şa’a

    Sâlik-i sâkin-nümâ bir tavr-ı zîbâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Tecellî mumunun alevi belirsizlik içinde parıldar.

    2Semâ, durgun görünen sâlike yakışan güzel bir tavırdır.

    Beyit yorumu +

    Alev görünür ama biçim almaz, sâlik döner ama duruyor gibidir. Beyit hareketin ölçüsünü dıştan içe kaydırıyor: asıl dönen şey görünmüyor.

  4. 4

    On sekiz bin âlemi ser-geşte etmiş cilvesi

    Devr-i Âdemden berü menzûr-ı manâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Semânın cilvesi on sekiz bin âlemin başını döndürmüştür.

    2Âdem’in devrinden beri mananın bakış alanındadır.

    Beyit yorumu +

    Baş dönmesi burada bir kusur değil, âlemin ortak hâli. Semâ Mevlevîliğe ait bir uygulama olmaktan çıkıp insanlık kadar eski bir görüşe bağlanıyor.

  5. 5

    Ka’be-i kalbin tavâfı remzini isbât eder

    Kalb-i tahyîl ile münhal bir muammâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Semâ, kalp Kâbesinin tavaf edildiğinin işaretini ispatlar.

    2Kalbin hayal gücüyle çözülmüş bir bilmecedir.

    Beyit yorumu +

    Hac Mekke’ye gitmeyi gerektirir; burada tavaf edilecek yer insanın kendi göğsünün içindedir. Bilmece sonunda çözülüyor, ama çözümü akıl değil hayal gücü veriyor.

  6. 6

    Cümleten eşyâ nidâ-yı “kün”den olmuş âşikâr

    Gûş-ı hûşu nâya ver kim sırr-ı ihyâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Bütün varlıklar ‘ol’ emriyle ortaya çıkmıştır.

    2Can kulağını neye ver; semâ diriltmenin sırrıdır.

    Beyit yorumu +

    Yaratılış bir sesle başlıyor, semâ da bir sesle sürüyor. Ney üflenen kamış olduğu için beyit yaratılışın nefesini bugün duyulabilir bir şeye bağlıyor.

  7. 7

    Neşr-i ebdân haşr-ı ervâhın olur enmûzeci

    Neş’e-i halk-ı cedîde nefh-i uhrâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Bedenlerin yayılması, ruhların toplanmasının örneğidir.

    2Semâ, yeni yaratılışın neşesine üflenen ikinci nefestir.

    Beyit yorumu +

    Semâzenin açılıp toplanan kolları kıyamet sahnesinin küçültülmüş bir provası oluyor. Ölüm burada bir son değil, ikinci üflemeyi bekleyen bir ara.

  8. 8

    Sâha-i mir’ât-ı kalb-i safdır cevlângehi

    Gevher-i galtân-ı bahr-i aşk-ı Monlâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Semânın dönüş alanı, saf kalp aynasının yüzeyidir.

    2Mevlânâ’nın aşk denizinde yuvarlanan bir incidir.

    Beyit yorumu +

    Ayna düz, deniz derin; semâ tam ikisinin arasında dönmeye devam ediyor. İnci ancak yuvarlandıkça parlar, yani durgun bir gönülde semânın hiçbir karşılığı yok.

  9. 9

    Bundan alâ cem’-i cem’in var mı Gâlib rütbesi

    Evliyâ vü ehl-i inkâra temâşâdır semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Gâlib, cem’ü’l-cem makamının bundan yüksek bir rütbesi var mı?

    2Semâ, velîlere de inkâr edenlere de bir seyirdir.

    Beyit yorumu +

    Son beyit kapıyı herkese açıyor: aynı dönüş hem makam hem gösteri sayılabilir. Gâlib inananla inanmayanı ayırmayı bırakıp ikisini de aynı meydanın kenarına oturtuyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitap neşri (hzl. Naci Okçu) esas alındı; dördüncü beytin ilk mısraı bu neşirde vezni bozan ‘serkeşte isbât etmiş’ biçiminde dizilmiş, Hilal Yiğit’in Gazi Türkiyat’taki şerhinin (2022/31) dayandığı Abdülkadir Gürer neşrindeki (1993, s. 455) ‘ser-geşte etmiş’ okuyuşu alındı. Aynı karşılaştırmada Gürer ‘gayet’, ‘manzûr’, ‘Kalb ü tahyîl’ ve ‘vir kim’ okuyor; bu dört yerde e-kitap metni korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Okumaya devam edin

Şeyh Gâlib şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →