DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şeyh Gâlib/Bunda mâdâm âşıkân eyler semâ
Kaynaklı metin
Gazel · 18. yüzyıl

Bunda mâdâm âşıkân eyler semâ

Aynı redifle ay, gök, gözyaşı girdabı, meyhane ve Kâbe’yi tek dönüşe bağlayan; kendini Mecnûn’un yerine koyan yedi beyitlik semâ gazeli.

Özgün metin
  1. 1

    Bunda mâdâm âşıkân eyler semâ

    Mâh u mihr ü âsümân eyler semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Âşıklar burada sürekli semâ ediyor.

    2Ay, güneş ve gökyüzü de semâ ediyor.

    Beyit yorumu +

    Yer ile gök aynı fiilin öznesi oluyor. Tekke avlusundaki dönüş bir taklit değil, gökteki dönüşün küçük ölçekli devamı gibi kuruluyor.

  2. 2

    Sırr-ı aşk eflâki ser-gerdân edip

    Hâliyâ kevn ü mekân eyler semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Aşkın sırrı felekleri başı dönmüş hâle getirmiş.

    2Şimdi bütün varlık ve mekân semâ ediyor.

    Beyit yorumu +

    Feleklerin dönüşünü açıklayan şey burada astronomi değil, aşkın sırrı. Baş dönmesi böylece evrenin arızası olmaktan çıkıp doğrudan işleyiş ilkesinin adı hâline geliyor.

  3. 3

    Çeşm-i giryân gûyiyâ girdâbdır

    Kef-zenân gevher-feşân eyler semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Ağlayan göz sanki bir su girdabıdır.

    2Köpük saçarak, inci saçarak semâ eder.

    Beyit yorumu +

    Gözyaşı dönerken önce köpük, sonra inci oluyor; acı yol boyunca değer kazanıyor. Girdap batırır, ama buradaki batış yüzeye mücevher çıkarıyor.

  4. 4

    Devr eder meyhâneyi muğbeççeler

    Ka’bede san hâciyân eyler semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Meyhaneci çırakları meyhanenin çevresinde dönüyor.

    2Sanki Kâbe’de hacılar semâ ediyor.

    Beyit yorumu +

    Beyit meyhane ile Kâbe’yi tek benzetmede birleştiriyor; ölçü mekân değil hareket. Tavaf ile meyhane devri aynı daireye oturunca, kutsallık binadan çıkıp dönüşe geçiyor.

  5. 5

    Ney safîr-i şevk urup murgân-ı kuds

    Çün kebûter per-zenân eyler semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Ney coşku ıslığını çalınca kutsal âlemin kuşları

    2güvercinler gibi kanat çırparak semâ eder.

    Beyit yorumu +

    Neyin sesi burada çağrı değil ıslık; kuşları toplayan bir işaret. Kanat çırpma dönüşün en hafif biçimi, çünkü yükselmek için yere basmak gerekmiyor.

  6. 6

    Ben o Kays-ı serserî seyrim ki gâh

    Başım üzre âşiyân eyler semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Ben öyle başıboş bir Mecnûn gezginiyim ki

    2başımın üstünde kuş yuvası semâ eder.

    Beyit yorumu +

    Mecnûn kıpırdamadan durduğu için kuşlar başına yuva yapar; Gâlib bu eski sahneyi döndürüyor. Hareketsiz kalan âşığın üstünde artık yuvanın kendisi dönüyor.

  7. 7

    Nûr bahş oldukça Gâlib Şems-i aşk

    Mevlevîler zerre-sân eyler semâ

    Günümüz Türkçesi +

    1Gâlib, aşkın güneşi ışık verdikçe

    2Mevlevîler zerreler gibi semâ eder.

    Beyit yorumu +

    ‘Şems’ hem güneş hem Şems-i Tebrîzî. Işıkta görünen toz zerreleri dönerken, dervişler de ancak bir ışık düştüğünde fark edilen küçüklüklere benzetiliyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitap neşri (hzl. Naci Okçu) esas alındı; üçüncü beyitteki ‘kef- zenân’ dizgi boşluğu kapatıldı. Aynı gazelin şerhi için Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi’ndeki (2024) ‘eyler semâ’ redifli gazel çalışmasına bakılabilir; o çalışma da metni bu e-kitaptan alıyor.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Okumaya devam edin

Şeyh Gâlib şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →