DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Devretmedi Muradımca Zamâne
Koşma · 17. yüzyıl

Devretmedi Muradımca Zamâne

Şair muradına göre dönmeyen feleğin kendisini sevgiliden, yuvadan, ad ve nişandan ayırdığını söyler. Gurbet çölünde dikenliğe düşmüş bülbül ve gölge gibi kalır; yara ile bekleyiş büyüyerek deliliğe dönüşür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Devretmedi murâdımca

    gibi attın yabana

    1Zaman benim isteğime göre dönmedi;

    2beni kader oku gibi yabana attın.

    Zamanın dönmesi talihin işleyişini, kader oku ise kişinin yönünü kendisinin seçememesini anlatır. Yabana atılmak hem hedeften sapmayı hem tanıdık çevrenin dışına savrulmayı aynı dizede toplar.

  2. 2

    Beni ayırdın felek

    Kaşı kemanımdan ayırdın felek

    1Ey felek, beni sevgilimden ayırdın;

    2beni yay kaşlımdan ayırdın.

    Cânân ile keman kaşlı sevgili aynı kaybın iki adıdır. Tekrarlanan “ayırdın felek” redifi ayrılığı kişisel bir karar olmaktan çıkarıp sürekli işleyen kozmik zorunluluğa bağlar.

  3. 3

    Gittikçe artırdın âh ü figanım

    Ne yerim var benim ne hod mekânım

    1Ahımı ve feryadımı giderek artırdın;

    2benim ne yerim var ne de bir mekânım.

    Ses yükselirken barınak yok olur: ah ve figanın artışı, mekânsızlıkla birlikte ilerler. “Ne hod” vurgusu en küçük aidiyet ihtimalini de siler ve ayrılığı köksüz bir dolaşmaya dönüştürür.

  4. 4

    Âleme şây oldu

    Nâm ü nişânımdan ayırdın felek

    1Gizli sırrım bütün dünyaya yayıldı;

    2beni adım ve nişanımdan ayırdın, ey felek.

    İçte saklanan aşk sırrı âleme yayılırken kişinin toplumsal kimliği çözülür. Ad ile nişanın kaybı, mahremiyetin açığa çıkmasının ardından âşığın tanınan benliğini de yitirdiğini gösterir.

  5. 5

    Gözüme görünmez lâleler güller

    Bana mekân oldu gurbetlik eller

    1Gözüme artık laleler ve güller görünmüyor;

    2gurbet eller bana mekân oldu.

    Baharın renkleri gözden silinir ve onların yerini yabancı diyarlar alır. Laleyle gülün görünmemesi yalnız manzara kaybı değildir; ayrılık, güzeli algılama yetisini de köreltir.

  6. 6

    Mecnûnum mekânım sahrâlar çöller

    Öz ayırdın felek

    1Mecnun oldum; mekânım ovalar ve çöller;

    2beni kendi yuvamdan ayırdın, ey felek.

    Mecnun adı, çölde dolaşan aşk delisini hazır bir örnek olarak çağırır. Sahra ile çölün genişliği öz yuvanın sıcaklığına karşı konur; evden kopuş efsanevi yalnızlık biçimi kazanır.

  7. 7

    Korkarım gurbette derd ile ölem

    düşmüş garib bülbülem

    1Gurbette dertle ölmekten korkarım;

    2dikenliğe düşmüş garip bir bülbülüm.

    Bülbülün yeri gül bahçesiyken dikenliğe düşmesi, âşığın gurbetteki uygunsuz konumunu gösterir. Ölüm korkusu mecazı ağırlaştırır; şarkı söyleyen kuş burada yaralanan ve yuvasız kalan canlıdır.

  8. 8

    Bir mahal bulamam açılam gülem

    Bâğ-ı cenânımdan ayırdın felek

    1Açılıp gülebileceğim bir yer bulamıyorum;

    2beni can bahçemden ayırdın, ey felek.

    Açılmak hem çiçeklenmeyi hem içini ferahça açmayı taşır. Can bahçesinden ayrılan kişi hiçbir yerde gülemez; mekân yoksunluğu duygusal kapanmaya dönüşür.

  9. 9

    Ey Ömer sînede artmada yâre

    ayakta kaldım ne çâre

    1Ey Ömer, göğsümdeki yara büyüyor;

    2gölge gibi ayakta kaldım, ne çare.

    Mahlaslı birimde yara içeride genişlerken beden gölge kadar güçsüz ve maddesiz kalır. Ayakta olmak direnç görüntüsü verse de “ne çare” sözü bunun çaresiz bir bekleyiş olduğunu açıklar.

  10. 10

    Cünûnum intizâr olalı yâre

    ayırdın felek

    1Sevgiliyi bekleyişim deliliğe dönüştüğünden beri

    2beni yürüyen servimden ayırdın, ey felek.

    İntizarın cünuna dönüşmesi sabrın sınırını aşar. Serv-i revan sevgiliyi zarifçe yürüyen bir ağaç gibi gösterir; son redif bütün şiiri bu canlı güzellikten koparılma hükmüyle kapatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Ergun 1936, No. 59; tarama s. 138; 10 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Devretmedi murâdımca zamâne” ile başlar, “Serv-i revânımdan ayırdın felek” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Dâd elinden kime kılam şikâyet” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDilâ Dünyâda Bir Koçmak İçin Hayfâ Cenânım Yok
Dilâ dünyâda bir koçmak için hayfâ cenânım yok
Âşık Ömer · Gazel/koşma; kaynak düzeni korunmuştur.

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zamâne

Zaman ve devran.

Kazâ tîri

Kader oku.

cânânımdan

Sevgilimden.

râz-ı nihânım

Gizli sırrım.

âşiyânımdan

Yuvamdan.

Hâristâna

Dikenliğe.

Sâye veş

Gölge gibi.

Serv-i revânımdan

Salınarak yürüyen servi boylu sevgilimden.