Dil olmasa perverde-i Bihzâd-ı mahabbet
Aşk, gönlü yetiştiren büyük nakkaş Bihzad ve âşığı ustalaştıran bir sanat okulu olarak düşünülür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dil olmasa perverde-i Bihzâd-ı mahabbet
Olmazdı bu sûret ile üstâd-ı mahabbet
Bülbül seherî jâleyi tesbîh edip elde
Teshîr-i gül içün çeker evrâd-ı mahabbet
Ey şûh gam-ı kaddiñ ile şerha-i sînem
Bir bir çemen-i ‘aşkda -ı mahabbet
eylemese sûziş-i itfâ
Dünyâyı yakar âh-ı ‘alev-zâd-ı mahabbet
Bir âfet-i şîrîn-deheniñ şevkine Vehbî
Oldum yine kûh-ı gama Ferhâd-ı mahabbet
1Gönül, sevginin Bihzad'ı tarafından yetiştirilmeseydi
2bu görünüşte aşk ustası olmazdı.
3Bülbül seher vakti çiy tanelerini elinde tespih edip
4gülü büyülemek için sevgi duaları okur.
5Ey güzel, boyunun gamıyla göğsümdeki yarıkların her biri
6aşk çimeninde birer şimşat ağacıdır.
7Gözyaşı seli yangını söndürmese,
8sevginin alev doğuran ahı dünyayı yakardı.
9Ey Vehbî, tatlı ağızlı bir afetin aşkıyla
10yine gam dağına aşkın Ferhat'ı oldum.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Sünbül-zâde Vehbî Mehmed Efendi adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Internet Archive kaydındaki tarihî taramaya bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Aşk, gönlü yetiştiren büyük nakkaş Bihzad ve âşığı ustalaştıran bir sanat okulu olarak düşünülür. Bülbül çiyi tespih ederek gülü büyüler; göğüsteki yarıklar şimşat sıralarına, gözyaşı yangını söndüren sele dönüşür. Şirin ağızlı sevgili yüzünden Vehbî, Ferhad gibi gam dağını delen bir aşk kahramanı olur.