DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Dilrübâlar eylemez uşşâkı vaslında müfîd
Şiir · 17. yüzyıl

Dilrübâlar eylemez uşşâkı vaslında müfîd

Gönül çelenlerin âşığa kavuşmada fayda vermediği hükmü, hizmet, gözyaşı ve yara gösterisinin sonuçsuz kalmasıyla açıklanır. Sevgili rakiplerle yürür, selam vermez; saçının Mansur’u olduğunu söyleyen âşığı dara çeker. Nasihat işlemez, yıllarca eşikte beklemek insanı kurutur. Ömer kendi deneyimini tanıklık olarak sunar; yirmi beşinci tek dize, Tanrı’dan sevgililere insaf vermesini diler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dilrübâlar eylemez uşşâkı vaslında

    Zahmının bîçareler zahmetlerin çekmek

    1Gönül çelenler, kavuşmada âşıklara yarar sağlamaz.

    2Çaresizlerin onun yarası yüzünden çektiği sıkıntı ağırdır.

    Gönül çelenlerin kavuşmada yarar sağlamadığı hükmü şiirin başına yerleştirilir. Yara yüzünden çekilen ağır zahmet, bu yararsızlığın âşığın bedeninde ve hayatında bıraktığı karşılıktır.

  2. 2

    Baş eğüp hidmetlerinde olsanız her mâh ü îd

    Sarılur yâda sizi vaslından eyler nâümîd

    1Her ay ve bayramda baş eğip hizmetlerinde bulunsanız da

    2Başkasına sarılır, sizi kavuşmadan umutsuz bırakır.

    Her ay ve bayram baş eğip hizmet etmek uzun süreli bağlılığı gösterir. Buna rağmen sevgilinin başkasına sarılıp muhatabı umutsuz bırakması, hizmet ile ödül arasındaki bağı bütünüyle koparır.

  3. 3

    Bîvefâdır anların ekser olur bağrı hadîd

    Sîne-i pür yâreni yanında üryân eylesen

    1Çoğu vefasızdır; bağırları demir gibidir.

    2Yaralarla dolu göğsünü yanında açsan da

    Güzellerin çoğunun bağrı demire benzetilerek vefasızlık sert bir maddeye çevrilir. Âşığın yaralı göğsünü açması, bu katılığa karşı gösterilen en çıplak kanıt olarak ikinci dizede bekler.

  4. 4

    kılsan iki çeşmini tûfân eylesen

    Merhamet etmez ne denlü zâr ü efgan eylesen

    1İnleyip iki gözünü tufana çevirsen de

    2Ne kadar ağlayıp feryat etsen de merhamet etmez.

    Gözlerin tufana çevrilmesi ağlamayı kozmik ölçüde büyütür. Ne kadar inleyip feryat edilirse edilsin merhametin gelmemesi, koşullu yapıyı değişmeyen olumsuz sonuçla kapatır.

  5. 5

    Hey meded öldüm seninçün bana dermân eylesen

    Cehd ider dahi beter urmağa bir dahi şedîd

    1‘Senin için öldüm, bana çare ol’ desen de

    2Daha beter ve şiddetli vurmak için uğraşır.

    “Senin için öldüm” sözü sevgiliye doğrudan yardım çağrısıdır. Beklenen derman yerine daha şiddetli vuruşun gelmesi, acının yardım talebiyle azalmadığını tersine arttığını gösterir.

  6. 6

    Salınur karşında ağyâr ile hoş reftâr eder

    Yüzüne bakmaz sana vermez selâmı âr eder

    1Rakiplerle karşında nazlı nazlı yürür.

    2Yüzüne bakmaz, sana selam vermeye utanır.

    Sevgili rakiplerle birlikte âşığın karşısında nazlı yürür; bu gösteri dışlamayı görünür kılar. Yüze bakmaması ve selam vermekten utanması, bedensel uzaklığı toplumsal tanımamaya dönüştürür.

  7. 7

    Şey’i verince sitemdir sonrası inkâr eder

    Zülfünün Mansûr’uyum dersen heman eder

    1Bir şey verince sonrası sitemdir; ardından inkâr eder [neyi inkâr ettiği açık değildir].

    2‘Saçının Mansur’uyum’ dersen seni hemen dara çeker.

    Bir şey verildikten sonra sitem ve inkâr gelir; fakat inkârın nesnesi kaynakta açık değildir. Mansur benzetmesine verilen dara çekme cevabı, saç telini tasavvufi ölüm imgesiyle birleştirir.

  8. 8

    Anların yolunda olmuş niçe âşıklar şehîd

    Bin nasîhat eylesen biri eser etmez ana

    1Onların yolunda nice âşık şehit olmuştur.

    2Bin öğüt versen bir tanesi bile ona işlemez.

    Sevgililerin yolunda nice âşığın şehit olduğu sözü aşkı ölümcül bir bağlılık olarak kurar. Bin öğütten birinin bile işlememesi, bu düzenin nasihatle değiştirilemeyeceğini bildirir.

  9. 9

    Gûş eder feryâdını bakmaz yüzü senden yana

    Başıma geldi de bildim bilmeyen sorsun bana

    1Feryadını dinler ama yüzünü sana çevirmez.

    2Başıma geldi de öğrendim; bilmeyen bana sorsun.

    Sevgili feryadı işitir ama yüzünü âşığa çevirmez; duyma ile karşılık verme ayrılır. Konuşanın “başıma geldi” tanıklığı, bilgiyi söylentiden kişisel deneyime taşır.

  10. 10

    eylemez âdem demez bakmaz sana

    Niçe yıllar işiğinde yaslanup olsan

    1Yakınlık kurmaz, seni insan yerine koyup yüzüne bakmaz.

    2Nice yıl eşiğinde bekleyip kupkuru kalsan bile.

    Sevgili yakınlık kurmaz, muhatabı insan yerine koymaz ve bakışını esirger. Eşikte nice yıl bekleyip kupkuru kalmak, bu tanınmamanın zaman içinde bedeni tüketen sonucudur.

  11. 11

    Var mıdır âşık-ı sâdık sînesinde yâre yok

    Ne güzel sevmiş te şâd olmuş ne var bîçâre yok

    1Sadık âşığın göğsünde yara bulunmaması mümkün mü?

    2Güzel sevip mutlu olmuş tek bir çaresiz var mı? Yok.

    Sadık âşığın göğsünde yarasızlık ihtimali soru yoluyla reddedilir. Güzel sevip mutlu olmuş bir çaresizin bulunmaması da aynı karamsar hükmü başka bir soruyla genelleştirir.

  12. 12

    Yalınız bir ben değil dâd eylemez âvâre yok

    Ne deyim Âşık Ömer def’ine mümkin çâre yok

    1Yalnız ben değilim; şikâyet etmeyen hiçbir avare yok.

    2Ne diyeyim Âşık Ömer, bunu gidermenin bir çaresi yok.

    Şikâyetin yalnız konuşana ait olmadığı, her avarenin aynı sesi çıkardığı belirtilir. Âşık Ömer mahlasıyla gelen çare yokluğu, ortak derdi kişisel bir sonuç cümlesinde toplar.

  13. 13

    Bunlara insaf vere bir gün heman

    1Umarım azap vaadinin Rabbi bir gün bunlara insaf verir.

    Tek dizede azap vaadinin Rabbinden sevgililere insaf vermesi dilenir. İnsan öğüdünün işlemediği şiirde son çözüm Tanrı’ya bırakılır; kısa final, önceki çaresizlik zincirine dua niteliği verir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.599 gövdesinde “Ne deyim Âşık Ömer def’ine mümkin çâre yok” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n599-FAF8F331D8ED. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.599, PDF 461; 13 birim/25 dize; son birim tek dizedir ve basılı final satırı korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDinle hasbıhâlim benim efendimÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

müfîd

Yararlı.

baîd

Uzak, güç.

sîne-i pür yâre

Yaralarla dolu göğüs.

zârilik

İnleyerek ağlama.

berdâr

Dara çekilmiş.

âşinâlık

Yakınlık.

kadîd

Kupkuru kalmış.

Rab-bül vaîd

Azap vaadinin Rabbi.