Dîvâne-i sahrâ-rev-i pür-cûş u hurûşuz
Çölde coşan divanelerin çoğul sesiyle kurulan gazel, akla minnet etmeyen gönlü Hüdhüd ve Mecnun imgelerine bağlar; gam ülkesinden ayrılık ateşine, arının iğnesinden kulağın inzivasına ilerler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dîvâne-i sahrâ-rev-i pür-cûş u hurûşuz
Minnet o Hûdavende ki bî-minnet-i hûşuz
1Çölde dolaşan, coşup çağlayan divaneleriz;
2o Allah’a şükür ki akla minnet etmeyiz.
- 2
Gerçi Cem-i hüsne dilimiz
Mecnûn gibi lâle-be-ser hâne-bedûşuz
1Gönlümüz güzellik Cem’ine haber taşıyan Hüdhüd olsa da
2Mecnun gibi başımızda lale, evsiz yurtsuzuz.
Gönül güzellik hükümdarı Cem’e haber götüren Hüdhüd olsa da topluluk Mecnun gibi başında lale taşıyan evsiz gezginlerdir. Haberci kuş yön bulur, Mecnun ise yerleşik mekândan vazgeçer. Bilgi ve yurtsuzluk aynı gönül hareketinin iki yüzü olur.
- 3
Ol çeşm-i siyeh mest-i harâb etdi dili hayf
Meyhâne-i takvâda dahı bâde-fürûşuz
1O kara göz, ne yazık, gönlü perişan bir sarhoşa çevirdi;
2biz takva meyhanesinde bile şarap satanlarız.
Kara göz gönlü perişan sarhoşa çevirince konuşanlar takva meyhanesinde bile şarap satar. Tarihsel rindlik imgesi güncel içki veya inanç hükmü değildir; en disiplinli alanın bile aşk etkisiyle kendi karşıtına dönüşmesini anlatır. Göz bütün mekânın kuralını değiştirir.
- 4
Şâhenşeh-i iklîm-i gam-ı dîv-sipâhız
-i ma‘reke-i saff-ı sürûşuz
1Dev ordulu gam ülkesinin hükümdarıyız;
2melek saflarının savaşında kargaşa çıkaranlarız.
Topluluk dev ordulu gam ülkesinin hükümdarı ve melek saflarının savaşında kargaşa çıkaran güç diye kendini tanıtır. Askerî-ruhani mübalağa güncel şiddet çağrısı değildir. Gamın büyüklüğü ile manevi düzeni sarsan coşku, çoğul sesin sınır tanımayan kudretini kurar.
- 5
Gülgûne-i ruhsâr-ı hevesidir dil-i pür-hûn
Oldukda kebâb âteş-i hicrâna hamûşuz
1Kan dolu gönül, hevesin yanağına sürülen allıktır;
2ayrılık ateşinde kebap olduğumuzda suskunuz.
Kan dolu gönül hevesin yanağına sürülen allık olur; ayrılık ateşinde kebap olduğunda ise susar. İç kan dış güzelliğin boyasına dönüşürken yanma sesi keser. Coşkulu gazeldeki ilk sessizlik, acının en ileri derecesinde sözün tükenmesini gösterir.
- 6
Hâr-âver olan gülden alıp feyz-i çü zenbûr
Bîgâneye nîşiz velî hum-hâneye nûşuz
1Diken getiren gülden arı gibi feyiz alırız;
2yabancıya iğneyiz, fakat meyhaneye tatlı içkiyiz.
Arı gibi diken getiren gülden feyiz alınır; konuşanlar yabancıya iğne, meyhaneye ise tatlı içkidir. Gül hem besin hem diken verir, arı da bal ve iğneyi birlikte taşır. Dostluk mekânına tat, dışarıdaki yabancıya savunma yöneltilir.
- 7
Devr-i dehen etmese nola nutkumuz Es‘ad
Biz sâkin-i uzlet-gede-i kûşe-i gûşuz
1Ey Es‘ad, sözümüz ağızdan ağıza dolaşmasa ne çıkar;
2biz kulağın köşesindeki inziva evinin sakinleriyiz.
Es‘ad’ın sözü ağızdan ağıza dolaşmasa da konuşanlar kulağın köşesindeki inziva evinde yaşar. Yaygın şöhret yerine dinlenilen iç alan seçilir. ‘Devr-i dehen’ kamusal dolaşımı, ‘kûşe-i gûş’ sessiz kabulü anlatır; şiir az kişiye ulaşsa da işitmede kalıcı yer bulur.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.2ceda48e-bb93-400b-be84-ee90c0346a49:g121-pdf336. Açık lisanslı tez ekinde G.121, basılı 316/PDF 336, 7 beyit; G.121'in Es‘ad mahlaslı yedinci beyti PDF 336'da tamamlanır; sonraki örneklem başlığı G.128 PDF 337'dedir. Şiir numarası ile named aruz kalıbı ana kaynak dosya PDF 80, Tablo 3'te bağlıdır. Ana kaynak dosyanın ilk beyitten sonra yinelediği ‘3.’ etiketi bir numaralama hatasıdır. Kalkışım'ın yedi-beyitlik sırası beyit 2'yi ve şiirin eksiksiz düzenini doğrular; düzeltme sourceRights.modifications alanında açıkça beyan edildi. Kalkışım 1992 neşri yalnız G numarası, tam sınır ve belirtilen kısa düzeltme için yalnızca araştırma amacıyla tanıktır; IA yükleyicisinin PDM etiketi çağdaş neşre uygulanmadı. CC BY resmî AVESIS profilindeki dosya-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Konuşanlar çölde dolaşan, coşup çağlayan divanelerdir; Allah’a şükrederler ki aklın lütfuna muhtaç değillerdir. Çoğul ‘biz’ sesi kişisel taşkınlığı ortak yol hâline getirir. Aklı değersizleştirmekten çok aşk tecrübesinin onun onayına ihtiyaç duymadığı ilan edilir.