DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Gönlüm reyhan saçlı bir güzele düştü, ne yapayım
Şiir · 17. yüzyıl

Gönlüm reyhan saçlı bir güzele düştü, ne yapayım

Gönül reyhan kokulu saçın tuzağına düşünce âşık divaneye döner. Gamze oku ruhu yaralar; beden pamuk ve fitille sarılan bir yaraya, gözyaşı kana dönüşür. Sevgiliyi Yusuf devrinden beri eşsiz sayan Âşık Ömer, bir selam bile alamadığını ve inleyişine karşı zulüm gördüğünü söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Düştü gönlüm bir saçı reyhâne bilmem neyleyim

    Ol sebebden olmuşum dîvâne bilmem neyleyim

    1Gönlüm reyhan kokulu saçlı bir güzele düştü, ne yapayım?

    2Bu yüzden divaneye döndüm, ne yapayım?

    Reyhan kokulu saç gönlü yakalayan ilk güçtür. Divanelik sonradan verilen karar değil bu düşüşün doğrudan sonucudur; ne yapayım sorusu iradenin artık işlemediğini bildirir.

  2. 2

    Nevresîdem dostların gittikçe galib olmada

    Tîğ-ı aşkı kıymet ister câne bilmem neyleyim

    1Yeni yetişen sevgilim, dostlarına karşı gittikçe üstün geliyor.

    2Aşk kılıcı canıma bedel istiyor, ne yapayım?

    Yeni yetişen sevgilinin dostlar arasında üstün gelmesi hayranlığı artırır. Aşk kılıcının candan bedel istemesi, bu güzelliğe yönelişin karşılığını hayatla ödeten keskinliğini gösterir.

  3. 3

    Gamzesinden irdi bir rûhuma

    Vasfın etmekte kalem âciz kalur meşrûhuma

    1Gamzesinden ruhuma bir sevgi oku ulaştı.

    2Onu anlatırken kalem, basılı “meşrûhuma” sözünün açık olmayan yapısı karşısında âciz kalır.

    Gamze oku ruha kadar ulaşır, kalem ise sevgiliyi anlatmaya yetmez. Yara ile söz yetersizliği birlikte verilerek hem bedenin hem dilin aşk karşısında güçsüz kaldığı belirtilir.

  4. 4

    Penbeler sardım fitîl urdum ten-i mecrûhuma

    Çeşm-i giryânımdan akan kane bilmem neyleyim

    1Yaralı bedenime pamuk sardım, fitil yerleştirdim.

    2Ağlayan gözümden akan kana ne yapayım?

    Pamuk ve fitil gerçek yara tedavisini çağrıştırır; gözden akan kan ise yaranın kapanmadığını gösterir. Âşık kendini sarar fakat acının kaynağı içeriden akmayı sürdürür.

  5. 5

    Hâtıra sevdâ-yi aşkı saldı bir muhkem binâ

    Tâ kıyâmet haşredek oldu bana tâc-ı gınâ

    1Aşk sevdası zihnimde sağlam bir yapı kurdu.

    2Kıyamete kadar bana zenginlik tacı oldu.

    Aşk zihinde sağlam yapı kurup kıyamete kadar taşınacak taç olur. Dert yalnız yıkıcı değildir; âşığın kimliğini ve değer duygusunu belirleyen kalıcı bir varlığa dönüşür.

  6. 6

    Kirpiği oklarına sînem olaldan âşinâ

    Akl u fikrim hep bana bîgâne bilmem neyleyim

    1Göğsüm kirpik oklarıyla tanıştığından beri,

    2Aklım ve düşüncem bana yabancılaştı, ne yapayım?

    Kirpik oklarıyla tanışan göğüs, akıl ve düşüncenin yabancılaşmasına yol açar. Beden sevgiliye alışırken zihin sahibinden uzaklaşır; aşk iç bütünlüğü ters yönde böler.

  7. 7

    Müptelâ oldu o şûh-i mülk-i istiğnâya dil

    Ağlasam seylâb-ı eşkim cûş eder gûyâ ki Nil

    1Gönül, ilgisizlik ülkesinin o nazlı güzeline tutuldu.

    2Ağlasam gözyaşı selim Nil gibi coşar.

    Sevgili ilgisizlik ülkesinin hükümdarıdır, ağlayış ise Nil kadar büyür. Küçük bir kişisel gözyaşı nehre çevrilerek sevgilinin istiğnasına karşı duygunun taşkınlığı gösterilir.

  8. 8

    Devr-i Yûsuf’tan beri hiç kimseler görmüş değil

    Misli yok akrânı hiç bir dâne bilmem neyleyim

    1Yusuf devrinden beri kimse görmemiştir.

    2Eşi ve benzeri olmayan tek bir tanedir, ne yapayım?

    Yusuf devrinden beri benzeri görülmemesi tarihsel güzellik ölçüsünü aşar. Tek tane sözü sevgiliyi bütün karşılaştırmaların dışına çıkarır ve âşığın seçimini mutlaklaştırır.

  9. 9

    Ben Ömer bîçâresini lûtf ile yâd etmedi

    Bir selâmile dil-i mahzûnumu şâd etmedi

    1Bu zavallı Ömer’i lütufla anmadı.

    2Bir selamla üzgün gönlümü sevindirmedi.

    Mahlasla bir selamın bile esirgendiği açıklanır. Beklenen lütuf çok küçüktür; buna rağmen gelmeyişi, âşığın mahrumiyetini büyük kavuşma taleplerinden daha dokunaklı kılar.

  10. 10

    Duyduğunca nâlemi zulmeyledi dâd etmedi

    Hay o kâfir gelmedi îmâna bilmem neyleyim

    1İnleyişimi duydukça zulmetti, adalet göstermedi.

    2O acımasız sevgili imana gelmedi, ne yapayım?

    Sevgili inlemeyi duydukça merhamet etmek yerine zulmü artırır. ‘İmana gelmedi’ sözü dinî hüküm değil, merhametsizliği sertçe suçlayan aşk dili olarak kapanıştaki öfkeyi taşır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 17. dize “Ben Ömer bîçâresini lûtf ile yâd etmedi”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 435 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAramıza ayrılık ateşi düştü
Düştü nideyim aramıza âteş-i hicran
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

nevresîde

Yeni yetişmiş genç.

tîr-i mahabbet

Sevgi oku.

ten-i mecrûh

Yaralı beden.

mülk-i istiğnâ

İlgisizlik ülkesi.

dil-i mahzûn

Üzgün gönül.

çeşm-i giryân

Ağlayan göz.