Ebrû-yı yâr-ı aşk ile destânsın ey gönül
Şair gönlüne seslenerek sevgilinin kaşının onu aşk destanına çevirdiğini, saç ve yüz karşısında şaşkın kaldığını anlatır. Son beyitte sakalın aklığıyla gençlerin meclisi arasındaki bilinçli karşıtlık, yaş alan beden içinde canlı kalan gönlü görünür kılar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ebrû-yı yâr-ı aşk ile destânsın ey gönül
Çekmekte ol kemânı Nerîmânsın ey gönül
Ol nahl-i işve etti mi -i âkıbet
Mânend-i sâye-i hâk ile yeksânsın ey gönül
Aklın mı aldı nükheti bir zülfi sünbülün
Gördüm bu subh-dem ki perîşânsın ey gönül
Çün pertev-i şeb-i sefîd oldu mâh-ı rîş
Âlem içre bezm-i civânsın ey gönül
Jeng-âver etti âyîne-i hüsn-i yâri âh
Bilmem dahi ne vech ile hayrânsın ey gönül
Mâl ü vâr ü zühdümü ettin
Billâh bu hâle sen de peşîmânsın ey gönül
Hikmet tutuştu aşk ile külhan gibi tüter
Âb-ı sirişki dökme biraz yansın ey gönül
1Ey gönül, sevgilinin kaşı yüzünden aşkın destanı oldun.
2Ey gönül, o yayı çekmekte Neriman gibisin.
3O işve fidanı sonunda seni ayaklar altına mı aldı?
4Ey gönül, gölge gibi toprakla bir oldun.
5Bir sümbül saçının kokusu aklını mı aldı?
6Ey gönül, bu sabah seni perişan gördüm.
7Sakalının aklığı, beyaz geceyi aydınlatan ay gibi parlayınca,
8ey gönül, sen yine de dünyada gençlerin meclisi oldun.
9Ah, sevgilinin güzellik aynasını paslandırdı.
10Ey gönül, artık ne sebeple hayran olduğunu bilmem.
11Malımı, varımı ve zühdümü yok ettin.
12Vallahi ey gönül, sen de bu hâle pişmansın.
13Hikmet aşk ile tutuşup külhan gibi tütüyor.
14Ey gönül, gözyaşını dökme; biraz daha yansın.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gönül her beyitte başka bir güç ve kırılganlık imgesiyle tanımlanır. Kapanışta sakalın aklığı ay ışığına benzetilirken gönül hâlâ gençlerin meclisi sayılır; böylece dizeyi ham tamlamayla bırakmadan yaşlılık ile iç canlılık arasındaki karşıtlık korunur.