Eğer âkil isen gönlüm edâdan geç sadâdan geç
Tasavvufî öğüt şiiri, gönlü gösterişten, dünyevî bağlardan ve benlik iddiasından geçmeye çağırır. Peygamber, Mansur ve Kanber anmaları; üstat öğüdü, tecrit ve tevhid kavramlarıyla arınma yolunu çizer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Eğer âkil isen gönlüm edâdan geç sadâdan geç
Veyâ isen gönlüm sivâdan geç ziyâdan geç
Sarıl ’e dayan Settar’ü Gaffar’e
Yapış Mansur gibi dâra fenâdan geç bakâdan geç
Sana hiç başka tedbir yok güzel güzel idem takrir
âlemine gir hevâdan geç semâdan geç
Bir üstâddan alup pendin eğer çözmez isen bendin
Kıyarsın kendine kendin Hudâdan geç likâdan geç
Özün ol şâha taklîd et cenâb-ı Hak’kı et
Edeble terk ü tecrîd et behâdan geç sabâdan geç
Ne demiş dinle Peygamber Hemin ol Fahrî fermanber
Kurulmuş kürsi-i Kanber hafâdan geç celâdan geç
1Ey gönlüm, akıllıysan gösterişten ve sesten vazgeç.
2Olgun biriysen Tanrı dışındaki her şeyden, hatta ışıktan vazgeç.
3Seçilmiş Peygamber’in eteğine sarıl; Settâr ve Gaffâr’a dayan.
4Mansur gibi darağacına tutun; yokluktan da kalıcılıktan da geç.
5Senin için başka hiçbir çare yok; bunu açıkça anlatayım.
6Soyunup arınma âlemine gir; hevesten de gökten de geç.
7Bir üstattan öğüt alıp bağını çözmezsen,
8kendi kendine kıyar, Tanrı’dan ve O’na kavuşmaktan uzaklaşırsın.
9Özünü o padişaha uydur ve yüce Hakk’ı birle.
10Edeple terk edip soyun; değerden ve saba yelinden geç.
11Peygamber’in ne dediğini dinle; ey Fahrî, yalnız onun buyruğuna uy.
12Kanber’in kürsüsü kurulmuştur; gizlilikten de görkemden de geç.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Fahrî (Ayaşlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sürekli yinelenen “geç” buyruğu, yalnız dünyayı değil fenâ-bekâ, ışık-gök ve gizlilik-celâl gibi manevî mertebeleri de nihai hedef saymamayı öğretir. Sekizinci dize bir öğüt şartıdır: bağını çözmeyen kişinin Tanrı ve kavuşma yolundan uzaklaşacağı söylenir.