Elâ Gözlerine Kurbân Olduğum
Âşık Ömer ela gözlü sevgilinin yüzüne bakmaya doyamaz, benlerini sayamaz ve yakınındayken bile öpmeye kıyamaz. Ağalarını terk edip sel gibi çağlar; yas içindeki gönlü için dua eder, fakat sevgiliye veda sözünü söyleyemez.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
gözlerine kurbân olduğum
Yüzüne bakmaya doyamadım ben
1Ela gözlerine kurban olduğum sevgili,
2yüzüne bakmaya doyamadım.
- 2
İbret içün gelmiş derler
Noktadır benlerin sayamadım ben
1Dünyaya ibret olsun diye geldiğini söylerler;
2benlerini birer nokta gibi sayamadım.
Sevgili dünyaya bakılıp ders alınacak olağanüstü varlık olarak gelir. Yüzdeki benler yazı noktalarına benzer; sayılamamaları güzelliğin hem metin gibi okunmasını hem de ölçüye sığmamasını anlatır.
- 3
Aşkın ateşidir sînemi yakan
Lûtfuna erer mi çeken
1Göğsümü yakan aşk ateşidir;
2senin cefanı çeken kişi lütfuna erişir mi?
Aşkın ateşi acının iç kaynağıdır, sevgilinin cefası ise dış sınavdır. Soru, bu sınava dayanmanın sonunda merhamet bulunup bulunmayacağını sorar; karşılığın kesin olduğu varsayılmaz.
- 4
Kolların boynuma dolanmış iken
Seni öpmelere kıyamadım ben
1Kolların boynuma dolanmışken bile,
2seni öpmeye kıyamadım.
Kavuşmanın en yakın anında bile öpüş gerçekleşmez. “Kıyamamak” sevgiliye dokunmayı zarar vermek gibi algılayan inceliği taşır; arzu, sahip olmaktan çok güzelliği korumaya dönüşür.
- 5
ağalarım beylerim
Boş bulanık seller gibi çağlarım
1Ağalarımı ve beylerimi terk ettim;
2boşalıp bulanmış seller gibi çağlıyorum.
Toplumsal çevre aşk uğruna geride bırakılır. Bulanık sel benzetmesi, yönünü ve berraklığını kaybeden şairin güçlü sesini taşır; çağlayış hem ağlama hem başıboş akıştır.
- 6
Anın içün ben ağlarım
oduna doyamadım ben
1İşte bunun için ah edip ağlıyorum;
2ayrılık ateşine doyamadım.
Ahın nedeni terk edilen düzen ile süren ayrılıktır. Ateşe doyamamak acıdan hoşlanmak değil, onun bitmediğini ve âşığı sürekli besleyen tek deneyime dönüştüğünü paradoksal biçimde söyler.
- 7
Kaldı deli gönül kaldı hep yasta
Mevlâ’m erdir beni kasda
1Deli gönül bütünüyle yasta kaldı;
2Tanrım, beni murada ve maksada eriştir.
Gönlün yası kişisel çabayla sonlandırılamaz; bu yüzden dua doğrudan Mevla’ya yönelir. Murat ile kasıt aynı hedefi iki sözcükle güçlendirir: ayrılığın kavuşmayla bitmesi.
- 8
Âşık Ömer eder sevğili dosta
Allah diyemedim ben
1Âşık Ömer sevgili dosta seslenir:
2sana “Allah’a ısmarladık” diyemedim.
Mahlas beyti veda anına gelir, fakat söz ağızdan çıkmaz. Allah’a emanet etme kalıbının söylenememesi, ayrılığın kabul edilmediğini ve sevgiliyle bağın dilde bile kesilemediğini gösterir.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği görünür mahlas, Ergun dizisi ve TEİS otoritesiyle sınırlıdır.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 100; tarama s. 154; 8 birim/16 dize. Kayıt kaynakta “Elâ gözlerine kurbân olduğum” ile başlar, “Allah ısmarladık diyemedim ben” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Râh-ı mezellete düşmüş yol oldum” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ermedin murâda ermedin hâlâÂşık Ömer · Koşma→
Kurban olma sözü sevgilinin ela gözlerine sınırsız bağlılık bildirir. Yüze bakışın doymaması, güzelliğin tek görüşle tüketilemeyen ve her karşılaşmada yeniden aranan bir kaynak olduğunu gösterir.