Elvan Çelebi V
Baharın gelişi ilahi lütuf ve ibret olarak anlatılır; yeryüzü renklenir, yaratılmışlar canlanır, bülbül gül karşısında sazını ahlarla kurar. Şair tabiat gözleminden mürşide bağlanma öğüdüne geçer ve Mahmud-Ayaz kıssasıyla sadakati örnek gösterir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gör ne fazl itdi yine ol
Kim cihândan gitdi kış u geldi yaz
Dürlü dürlü renkler ile yer yüzün
Hûb müzeyyen kıldı hoş ol
Cümle mahlûkât geldi cünbişe
Hâllü hâlince kamu zevkde komaz
İy zamâne ârifi açgıl gözün
Anla bu hikmetleri gönlüne yaz
Tâlib isen key kıl taleb
Âşık isen ma’şûk ile ışkbâz
Nâzır isen oku فانظر âyetin
Tâ ki sana ma’lûm ola işbu râz
Yine bülbül şâdgam ü kâmrân
Ya’ni kim gülbine geldi serfirâz
Bülbüle çün arz kıldı gül yüzün
u nâliş ile düzdü sâz
Neylesün bîçâre bülbül çünki gül
Dilrübâ ammâ değildür dilnüvâz
Dost donun donandı dünyâ düpdüzün
Çi tih-i kûhsâr ü çi
İşbu kudret işbu ibret işbu hâl
Yir yüzüne bu kerem bu izz ü nâz
Kamusu ol bîniyâzın fazlıdır
Ne kıla her zerre bin dürlü niyâz
Her yaradılmış kılur cinsin taleb
Nitekim şâhini şâhin kazı kaz
Dost eteğin pek dut Elvan sen dahi
Var bu ışk dost ile yaz
Ger dilersen âkıbet mahmûd ola
Şunı kıl kim Mahmûd’a kıldı Ayaz
1Bak, işleri yoluna koyan yine nasıl bir lütufta bulundu:
2kış dünyadan gitti, yaz geldi.
3Yeryüzünü türlü türlü renklerle,
4o hiçbir şeye muhtaç olmayan güzelce süsledi.
5Bütün yaratılmışlar harekete geçti;
6her birini kendi hâline göre zevkten yoksun bırakmadı.
7Ey zamanın arifi, gözünü aç;
8bu hikmetleri anla, gönlüne yaz.
9Arayan isen aradığını iyice ara;
10âşıksan sevgiliyle aşk oyna.
11Bakan kişiysen “Bakın” ayetini oku,
12ta ki bu sır sana belli olsun.
13Bülbül yine sevinçli ve muradına ermiş;
14çünkü gül fidanının başına gururla geldi.
15Gül yüzünü bülbüle gösterince,
16bülbül yanış, ah ve inleyişle sazını kurdu.
17Zavallı bülbül ne yapsın; gül,
18gönül çeker ama gönül okşamaz.
19Dünya baştan başa dost elbisesini giydi;
20ister dağların düzü, ister iniş ve yokuş olsun.
21Bu kudret, bu ibret, bu hâl,
22yeryüzündeki bu cömertlik, yücelik ve naz,
23hep o hiçbir şeye muhtaç olmayanın lütfudur;
24öyleyse her zerre neden bin türlü yalvarmasın?
25Her yaratılmış kendi cinsini arar;
26nitekim şahin şahini, kaz kazı arar.
27Elvan, sen de dostun eteğini sıkı tut;
28git, bu aşk mahmurluğunu dost ile yaşa.
29Sonunun övgüye değer olmasını dilersen,
30Ayaz'ın Mahmud'a yaptığını sen de yap.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Elvan Çelebi adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hak taâlâ ne kim kılur hakdırElvan Çelebi · manzume→
Kıştan yaza geçiş yalnız mevsim değişikliği değildir; her renk ve hareket, hiçbir şeye muhtaç olmayan yaratıcının fazlına işaret eder. Gülün çekici ama gönül okşamayan tavrı bülbülün yanık sesini doğurur. Son dört dize doğadaki “kendi cinsini arama” ilkesini manevi dostluğa uyarlar; Ayaz’ın Mahmud’a bağlılığı Elvan için davranış modeli olur.