Emîrî 3
Gazel, sevgiliye ve bahçıvana yönelen uyarılarla başlar; sahte sözlü heves düşkününü eleştirir, rakibe beddua eder ve sonunda hümâ yaradılışlı sevgiliyi avlamaktan vazgeçirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ârız-ı ziyanet verme
Her nazarla hayret verme
Sana teslim ederiz gülleri bülbülleri de
bir iki gün sen bize sıklet verme
Biliriz sahtedir sözlerin ey
Fahr edüb kendine ârâyiş-i nihvet verme
Dün rakîbi giderken gördüm
Avdetinden ana yâ Rabbi selâmet verme
O sayd etmeğe sa’y etme Emîrî
Yok yere kayda düşüb kendine zahmet verme
1Dünyayı aydınlatan güneş yanağına zarar verme.
2Her bakışınla ayna gönlü şaşkınlığa düşürme.
3Gülleri ve bülbülleri sana teslim ederiz.
4Ey bahçıvan, birkaç gün bize yük olma.
5Ey heves düşkünü, sözlerinin sahte olduğunu biliriz.
6Böbürlenip kendine gurur süsü takma.
7Dün rakibi sevgilinin kapısına giderken gördüm.
8Ey Rabbim, dönüş yolunda ona esenlik verme.
9Ey Emîrî, o hümâ yaradılışlı sevgiliyi avlamaya çalışma.
10Boş yere bağa düşüp kendine zahmet verme.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emîrî (Diyarbakırlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gönül ki pîçiş-i zülf-i dilârâdan ayrıldıSeyyid Mehmed Emîrî Çelebi · gazel→
“Verme” redifi her beyitte başka bir sınır çizer: güzelliğe zarar verme, gönlü şaşırtma, kibirlenme ve kendini boş yere bağlama. Rakip için edilen sert dua şiirin kıskançlık tonunu yükseltir. Son beyit bu sertliği şaire dönük bir öğüde çevirir; erişilmez hümâyı avlama çabası bırakılmalıdır.