Evvel-i Kalûbelâ’dan ahdile îmandayız
Şiir Kalu Bela’dan beri süren iman sözünü cahil sözüne karşı koyar. Gurbetteki konuşan doğru sözün tutulmadığı çağdan yakınırken akıllı kişiyi mürşidin eteğine sarılmaya, tekkede konuk olmaya ve dünya malını öteki âlemde değerlendirmeye çağırır. Kabir sorgusu, nefis ve şeytana uyma tehlikesi anılır; Ömer’in sözlerini dinlemek, abdest ve beş vakit namazla gaflet uykusundan uyanmak öğütlenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Evvel-i ’dan ahdile îmandayız
Uymayız câhil sözüne aklile iz’andayız
1Kalu Bela’nın başlangıcından beri verdiğimiz sözle iman üzereyiz.
2Bilgisizin sözüne uymayız; akıl ve anlayış sahibiyiz.
- 2
Düşmüşem gurbet eline ver murâdım yâ
Doğrular sözü tutulmaz bir fenâ zamandayız
1Gurbet eline düştüm; ey hiçbir şeye muhtaç olmayan Tanrı, dileğimi ver.
2Doğru kişilerin sözünün tutulmadığı kötü bir zamandayız.
Gurbet sıkıntısı doğrudan Tanrı’ya yöneltilen dilekle açılır. Doğru kişilerin sözünün geçmediği bozuk zaman tasviri, bireysel düşkünlüğü çağın ahlaki düzeniyle ilişkilendirir.
- 3
Âkıl isen mürşidin eteğini bir tuta gör
Niçe yıllar tekyesinde mihman olup yata gör
1Akıllıysan mürşidin eteğine sımsıkı tutun.
2Nice yıl onun tekkesinde konuk olup kal.
Mürşidin eteğine sıkıca tutunmak somut bir bağlılık hareketidir; tekkede yıllarca konuk kalma buyruğu bu anlık hareketi sabırlı eğitime dönüştürür. İki dize de öğüdü koşullu “akıllıysan” hitabıyla başlatır.
- 4
Bunda yüklenüp metâın varup anda sata gör
İleri sürmez göçümüz bir ulu kervandayız
1Malını burada yüklenip öte dünyada satmaya bak.
2Göçümüz ilerlemiyor; büyük bir kervandayız.
Dünya malını burada yükleyip öte tarafta satma sözü, hayatı ticaret yolculuğu gibi tasarlar. İlerlemeyen büyük kervan görüntüsü, hazırlık yapılmasına rağmen ölüm yolculuğundaki bekleyişi öne çıkarır.
- 5
Kâmil olan âşıka ma’lûm bizim ahvâlimiz
Yâ İlâhî sen asân et kabrde suâlimiz
1Bizim hâlimiz olgun âşığa bellidir.
2Ey Tanrım, kabirdeki sorgumuzu kolaylaştır.
Konuşanın hâlini ancak olgun âşığın bilmesi, deneyimi sıradan bakıştan ayırır. Kabir sorgusunu kolaylaştırma duası ise bu özel hâli ölüm sonrasındaki hesap kaygısına bağlar.
- 6
Bin bir ayak bir olunca yâ nic’olur hâlimiz
Nefs ile şeytâna uyup cürm ile isyandayız
1Bin bir ayak bir araya gelince hâlimiz nasıl olur?
2Nefse ve şeytana uyup suç ve isyan içindeyiz.
“Bin bir ayak”ın bir olması kalabalığın toplanacağı hesap anını düşündürürken soru kaygıyı açık bırakır. Nefis ve şeytana uyma itirafı, korkunun soyut değil işlenmiş suçlara dayandığını gösterir.
- 7
Derdimend Âşık Ömer’in sözlerini ala gör
Derdli isen ey gönül sen derde çâre bula gör
1Dertli Âşık Ömer’in sözlerini dinlemeye bak.
2Ey gönül, dertliysen derde çare bulmaya bak.
Âşık Ömer kendi dertli sözünü gönle verilecek öğüt gibi sunar. “Dertliysen” koşulu, çare arama çağrısını yalnız konuşana değil aynı acıyı taşıyan muhataba da yöneltir.
- 8
Alup abdestini hem beş vaktını gel kıla gör
Hâb-ı gafletten uyan yarın ulu dîvandayız
1Abdestini alıp beş vakit namazını kılmaya bak.
2Gaflet uykusundan uyan; yarın büyük hesap meclisindeyiz.
Abdest ve beş vakit namaz somut davranışlar olarak sıralanır; ardından gaflet uykusundan uyanma mecazı gelir. Yarınki büyük divan, bu ibadet çağrısına ertelenemez bir hesap duygusu verir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.592 gövdesinde “Derdimend Âşık Ömer’in sözlerini ala gör” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n592-F0AAF40D0D6F. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.592, PDF 452–453; 8 birim/16 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey aceb bir gamze-i cellâd imişsin bir zamanÂşık Ömer · Şiir→
Kalu Bela’daki ezel sözünden bugüne uzanan iman, cahilin sözüne uymama kararıyla birlikte verilir. Akıl ve anlayış, yalnız zihinsel meziyet değil ahde bağlı kalmanın aracı olarak belirir.