Cellat Bakışlı Sevgili
Şiir, güzelliğiyle hayran bırakan fakat âşıklarına merhamet etmeyen sevgilinin geçmişteki cefasını, ağlayan tutkunlarla onun sevinci arasındaki sert karşıtlık üzerinden sorgular.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey aceb bir imişsin bir zaman
Bîmürüvvet bîkerem bîdâd imişsin bir zaman
1Meğer bir zamanlar cellat gibi bakışların varmış.
2Bir zamanlar iyiliksiz, cömertliksiz ve zalimmişsin.
- 2
Gülşen-i hüsnün görenler hâliyâ hayran gezer
Bülbülâna bâis-i feryâd imişsin bir zaman
1Güzellik bahçeni görenler şimdi hayran dolaşıyor.
2Bir zamanlar bülbüllerin feryat etmesine sebepmişsin.
Güzellik bir gül bahçesi, ona tutulanlar da bülbül olarak kurulur. Bugünkü hayran dolaşma hâliyle geçmişteki feryat sebebi yan yana gelir; aynı güzellik hem seyir zevki hem acı üretir.
- 3
Dâimâ üftâdeler etmektedir geşt ü güzâr
Yanlış olmaz arzuhâlim gamzen etsin
1Düşkün âşıklar sürekli çevrende dolaşıyor.
2Dilekçem yanılmaz; onu bakışın bir yana koyup incelesin.
Düşkün âşıkların sevgili çevresinde dolaşması, ulaşamayanların sürekli hareketini gösterir. Şairin arzuhâlini gamzenin kenara alıp değerlendirmesini istemesi, hükmü yine yaralayan bakışa teslim eder.
- 4
Hâl ü hattın ye’s ü mâtem tutsa şimdi vechi var
Mübtelâlar ağlayup sen şâd imişsin bir zaman
1Benin ve yüzündeki ayva tüylerin şimdi yas tutsa yeridir.
2Bir zamanlar tutkunlar ağlarken sen sevinirmişsin.
Ben ve yüz tüylerinin yas tutması, sevgilinin güzellik unsurlarını onun geçmiş davranışına tanık yapar. Tutkunlar ağlarken sevgilinin sevinmesi, aşk ilişkisindeki duygusal eşitsizliği en açık karşıtlıkla verir.
- 5
Niceler aşkın yolunda koydular cân ü seri
Sevmesin âlemde kimse dilberi
1Nice kişi aşkının yolunda canını ve başını verdi.
2Dünyada kimse merhametsiz bir sevgiliyi sevmesin.
Aşk yolunda can ve baş verenlerin çokluğu, cefanın tek kişilik olmadığını bildirir. Merhametsiz sevgiliyi kimsenin sevmemesi yönündeki dilek, kişisel tecrübeyi başkalarına dönük sert bir uyarıya çevirir.
- 6
Cevrini hadden ziyade etmek içün ol perî
Yâr ile dost âşinâya yâd imişsin bir zaman
1O peri, eziyetini ölçüsüzce artırmak için,
2Bir zamanlar sevgiliye, dosta ve tanıdığa yabancıymış.
Perinin amacı cefayı sınırın ötesine taşımak gibi anlatılır. Yâr, dost ve tanıdığa yabancı olmak, güzelliğin çevresindeki herkesi dışarıda bırakan soğukluğu gösterir; yakınlık adları fiilî uzaklıkla boşa çıkar.
- 7
Ey Ömer hiç kimse bilmez çektiğim kayguları
Neyleyim sevmiş ezelden yıldızım mehrûları
1Ey Ömer, çektiğim kaygıları hiç kimse bilmez.
2Ne yapayım, yıldızım ezelden ay yüzlüleri sevmiş.
Mahlas beyti, yaşanan kaygıların başkalarınca bilinmediğini söyler. Suç sevgili seçiminden çok yazgıya yüklenir; yıldızın ezelden ay yüzlüleri sevmesi, tekrar eden acıyı kader çizgisi hâline getirir.
- 8
Bâb-ı hüsnünde yazılan ol hilâl ebrûları
Okuyan der bir mubârek yâd imişsin bir zaman
1Güzellik kapında yazılmış o hilal kaşları,
2Okuyan, bir zamanlar kutlu bir hatıraymışsın, der.
Hilal kaşlar güzellik kapısına yazılmış bir metin gibi okunur. Okuyanın sevgiliyi kutlu bir hatıra sayması, önceki zalimlik anlatısını silmez; şiir güzelliğin hayranlık uyandıran izini cefa hafızasıyla birlikte kapatır.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 13. dize “Ey Ömer hiç kimse bilmez çektiğim kayguları”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 443 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sevgilinin bakışı cellada benzetilerek güzelliğin öldürücü yönü öne çıkarılır. İyilik, cömertlik ve adalet yokluğu art arda sıralanınca geçmişteki sevgili portresi yalnız ilgisiz değil bilinçli biçimde zalim görünür.