Ey gönül el çek fenâ dünyaya meylin verme hiç
Öğüt şiiri gönlü dünyanın görünüşünden, maldan ve vefasız sevgiliden uzaklaştırıp iç hakikate çağırır. Erbâbî kendi Mecnunluk geçmişini anarak yönelişi Leyla'dan Mevla'ya çevirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey gönül el çek fenâ dünyaya meylin verme hiç
gör sûret-i zibâya meylin verme hiç
Dîde-i dilden temâşâ eyle sırr-ı hikmeti
Nefse uyma bîvefâ eşyâya meylin verme hiç
Ger seni şâh etseler zâhirde âhır fânidir
Gayret etme devlet ü meylin verme hiç
İlm-i ma'nâ ile devrân eyle zevk u şevki bul
Cevri efzûn hercâya meylin verme hiç
Bir vakit Erbâbî Mecnûn oldu ol Leylâ içün
Mahrem-i Mevlâ olup Leylâ'ya meylin verme hiç
1Ey gönül, geçici dünyadan el çek; ona hiç meyletme.
2İç yüzü gör; güzel dış görünüşe hiç meyletme.
3Gönül gözüyle hikmet sırrını seyret.
4Nefse uyup vefasız eşyaya hiç meyletme.
5Seni görünürde şah yapsalar bile sonu faniliktir.
6Devlet ve servet için çabalama; onlara hiç meyletme.
7Mana ilmiyle devran et, gerçek zevk ve coşkuyu bul.
8Eziyeti artıran fitneci, kararsız güzele hiç meyletme.
9Erbâbî bir zamanlar o Leyla için Mecnun oldu.
10Şimdi Mevla'ya sırdaş ol; Leyla'ya hiç meyletme.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Erbâbî (Sazşairi) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
'Meylin verme hiç' nakaratı her beyitte dünyevi bağların başka bir yüzünü reddeder. Sîret-sûret, fâni saltanat ve mana ilmi karşıtlıkları şiiri kuru zühde değil, gönül gözüyle hikmeti seyretmeye yönelten bir iç disiplin metnine dönüştürür.