Ey Gönül Şâd Ol Muhammed Mustafa Devrânıdır
“Devrânıdır” redifiyle yürüyen bir müjde gazeli. Peygamber'den Mehdî'ye kadar On İki İmam sırayla anılır, her ad bir çağın adı olur; son beyitte Mervan soyunun hükmü biter ve secde emri verilir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey gönül ol Muhammed Mustafa devrânıdır
-i Şâh-ı devrânıdır
1Ey gönül sevin, Muhammed Mustafa'nın devridir
2Velâyet Şahı Murtezâ'nın meşrebinin devridir
- 2
Her tarafdan hikmetullah sır-rı Şâh oldu zuhûr
Şah Hasen ü Şah Hüseyin’im Kerbelâ devrânıdır
1Her yandan Allah'ın hikmeti, Şah'ın sırrı göründü
2Şah Hasan ve Şah Hüseyin'im, Kerbelâ devridir
Sıralama Ali'den oğullarına geçer ve müjde ilk kez bir yasla birlikte söylenir: Kerbelâ da bir “devran”dır. “Hüseyin'im” eki hitabı akrabalık diline çevirir. Kaynaktaki “sır-rı Şâh” dizgisi olduğu gibi bırakıldı.
- 3
Tâlib ol Zeynelabâya Bâkır’e ihlâs ile
Ca’fer ü Kâzim Ali Mûsâ Rızâ devrânıdır
1İhlâsla Zeynelâbidîn'e ve Bâkır'a talip ol
2Ca'fer, Kâzım, Ali Mûsâ Rızâ devridir
Beyit imam adlarını art arda dizerek bir tür sayım tutar; okur zincirin kaçıncı halkasında olduğunu adlardan çıkarır. “Tâlib ol” çağrısı önemlidir: adları saymak yetmez, talip olmak gerekir. Kaynaktaki “Kâzim” imlâsı korundu.
- 4
Şah Takî sultân-ı âlem Şah Nakî Şah Askerî
Mehdi hem din esrveri devrânıdır
1Şah Takî âlemin sultanı, Şah Nakî, Şah Askerî
2Mehdî de dinin önderi; Âl-i abâ devridir
Sayım on ikinci imamla tamamlanır ve zaman kapanmaz, ileriye açılır: Mehdî henüz beklenendir. Ardından “Âl-i abâ” denerek bütün adlar tek bir örtünün altına toplanır. Kaynaktaki “esrveri” dizgisi, anlam “serveri” istese de düzeltilmedi.
- 5
Sohbet-i irfâna ermez her -i bi haber
Bunda sığmaz nâşiler bu âşinâ devrânıdır
1Her habersiz alçak, irfan sohbetine eremez
2Buraya acemiler sığmaz, bu tanıdıkların devridir
Müjde burada bir kapıya dönüşür. “Âşinâ” ile “nâşi” karşıtlığı meclisi ikiye böler: içeride tanıdıklar, dışarıda yolu bilmeyenler. Sığmamak fiziksel değil ehliyetle ilgilidir; sohbet yer değil, yetkinlik ister.
- 6
Zâhidin ref’ oldu zühdü kalmadı demi
Lâcerem sıdk u safâ mihr ü vefâ devrânıdır
1Zâhidin zühdü kalktı, artık demi kalmadı
2Şüphesiz doğruluk, safa, sevgi ve vefa devridir
Yeni devrin ilanı bir eskisinin sonuyla ölçülür: kuralcı sofunun hükmü kalkmıştır. İkinci dize onun yerine dört değer koyar ve dördü de ilişkiye dairdir — sıdk, safâ, mihr, vefâ. Zühdün yerini ibadet değil, insanlar arası bağ alır.
- 7
Geçti hükm-i tohm-i Mervan geldi îman askerî
Ey Kalender secde kıl devrânıdır
1Mervan tohumunun hükmü geçti, iman askeri geldi
2Ey Kalender secde et, Âl-i abâ devridir
Son beyit tarihi iki düşman orduya indirger ve “Mervan tohumu” sözüyle karşı tarafı soy üzerinden damgalar. Bu tarihsel mezhep polemiği bugün onaylanmadan aktarılmalıdır. Makta sevinme buyruğuyla açılan gazeli secde emriyle kapatır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 170422 numaralı sürüm esas alındı; Ergun derlemesinin Kalender faslındaki —4— numaralı şiirdir, sıra numarası metne alınmadı. ATIF NOTU: kaynak, son dizeye düştüğü dipnotta “Bazı mecmualarda yanlış olarak «Hatayî» namına kayıtlıdır” diyor; şiir burada kaynağın kendi tercihine uyularak Kalender'e bağlandı ve dipnot metne alınmadı. Kaynaktaki dizgi olduğu gibi bırakıldı: “sır-rı Şâh” (dize ortasında tireli), “esrveri” (anlam “serveri” istiyor), “Kâzim”, “bi haber”, “Zeynelabâya”. Dizeler kaynakta boş satırla ayrılmamış; on dört dize kafiyeye göre yedi beyte bölündü.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Her câna kalan serseriye er demesinlerKalender Abdal · Gazel→
Gazel bir emirle açılır: şâd ol. Sevincin gerekçesi zamanın kime ait olduğudur ve redif bunu her beyitte yeniden ilan eder. İki dize nübüvvet ile velâyeti yan yana kor — biri Peygamber'in, öteki Ali'nin payıdır ve şiir ikisini tek bir devrin iki yüzü sayar.