Hayder-i Kerrâr
Ceyhûnî, Hz. Ali’yi Hayder-i Kerrâr adıyla över; şeriattan tarikata ve hakikate uzanan yolun cesaret ve kerametle onda görünür olduğunu söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey Şahıvelâyet Hayderi Kerrar
Kerrar oldu ismin keramet ile
Keramet sendendir gün gibi
Esrarın söylenir rivayet ile
Rivayettir senden bürcü şeriat
Şeriattan olmaz tarikat
Tarikatten ifşa olur hakikat
Hakikatin dilde şecaat ile
Şecaatin duydu Ceyhunî geda
Gedayı babından eyleme cüda
Cüda etmek değil lâyık şanına
okunur tilâvet ile
1Ey veliliğin şahı, tekrar tekrar saldıran Haydar;
2Kerametle adın Kerrâr oldu.
3Keramet senden gün gibi açıkça görünür;
4Sırların rivayetlerle anlatılır.
5Şeriat burcu hakkındaki rivayet senden gelir;
6Tarikat şeriattan uzak değildir.
7Hakikat tarikattan açığa çıkar;
8Hakikatin gönülde cesaretle belirir.
9Yoksul Ceyhûnî senin cesaretini duydu;
10Bu yoksulu kapından ayırma.
11Ayırmak senin şanına yakışmaz;
12Murtaza’nın adı tilavetle okunur.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Ceyhûnî adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'taki 1 sabit sayfa revizyonundan birleştirilmiştir (oldid: 111992). Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey şuhu müstesna çeşmi sehharınErzurumlu Ceyhûnî · aşk koşması→
Şiir, aynı kelimeyi bir dizeden ötekine taşıyan zincirli kuruluşla ilerler: Kerrâr kerametle, keramet rivayetle, rivayet şeriatla bağlanır. Böylece Hz. Ali övgüsü, şeriat–tarikat–hakikat sürekliliğini anlatan öğretici bir akış kazanır.