Mescit ile Meyhane
Agâhî Dede, ilahî hidayet olmadan mescit ile meyhanenin, zahit sesiyle sarhoş narasının aynı ölçüde dış biçim olarak kalacağını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey sofî bana mescidü meyhane de birdir
Savtı zühdü narei mestane de birdir
Haktan sana ermez ise esrarı hidayet
Bu zikrü ibadet ile de birdir
Gel geç bu riyadan, hele gör tahtı cihanla
Bu fanide bir kûşei virane de birdir
İllâ başı Dünyaya gönül verme diriga
Ârif olana âkilü divane de birdir
Agâhî gibi nur olagör ey gözü âma
Bu aşka yanan şem’ile pervane de birdir.
1Ey sofu, benim için mescit de meyhane de birdir;
2Zühdün sesi de sarhoşça nara da birdir.
3Hidayetin sırrı sana Hak’tan erişmezse,
4Bu zikir ve ibadet ile kadeh de birdir.
5Gel, bu gösterişten vazgeç; dünya tahtıyla
6Bu geçici dünyadaki bir virane köşesi birdir.
7Yeter; dünyaya gönül verme, yazık olur.
8Arif için akıllı ile deli birdir.
9Ey gözü kör kişi, Agâhî gibi nur olmaya bak;
10Bu aşkta yanan mum ile pervane birdir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Agâhî Dede adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'taki 1 sabit sayfa revizyonundan birleştirilmiştir (oldid: 111898). Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Tevellâsın, teberrasın bilen abdala aşkolsunAgâhî Dede · nefes→
Şiirdeki “birdir” hükümleri ibadeti küçümsemek yerine biçim ile öz arasındaki farkı keskinleştirir. Hidayet ve irfan yoksa tahtın viraneden, zahit sesinin sarhoş narasından üstün olmayışı; son beyitte mum ile pervanenin aşkta birleşmesiyle tamamlanır.