Garbî Yeli
Karacaoğlan batı yelini bahçesindeki gülü soldurmakla suçlar, sonra onu dargın sevgiliyle barışmak için aracı yapar. Serin esinti ve deniz dalgası içinde şair sevgiliyi anar; rüzgâr her estiğinde özlem yeniden canlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
yeli yeli
Ne esersin deli deli
1Ey batı yeli, batı yeli,
2neden deli deli esersin?
- 2
Behçemde Açılan gülü
Sen soldurdun yer
1Bahçemde açılan gülü,
2sen soldurdun, batı yeli.
Bahçede açan gülün solması doğrudan yele yüklenir; tabiat olayı sevgilinin zarar görmesi ya da aşkın bozulmasıdır. Bahçedeki tek gülün solması, rüzgârın genel tabiat gücünü anlatıcının özel kaybına indirir.
- 3
yeli eser
Deli sana küser
1Batı yeli güçlü eser.
2Deli poyraz sana küser.
Batı yeli ile poyraz arasında küslük kurulması rüzgârları insan ilişkilerine taşır; güçlü esiş bir rekabet niteliği kazanır. Poyrazın küsmesi iki rüzgârı rakip kişilere çevirir; “yiğin” esiş bu gerilimin güç ölçüsüdür.
- 4
Ak yâr duyar bana küser
Sen barıştır yeli
1Ak sevgili duyup bana küser.
2Bizi barıştır, batı yeli.
Sevgilinin de duyup küsmesi üzerine yel arabulucu yapılır; zarar veren güçten şimdi barışı sağlaması beklenir. Ak yârin işitip küsmesi, rüzgârı hem haber taşıyan hem de bozduğu ilişkiyi düzeltecek aracı yapar.
- 5
Ak elinde sarı
Yüzün yıkık boynun bükük
1Ak elinde sarı akik vardır.
2Yüzün düşmüş, boynun bükülmüş.
Sarı akik taşıyan ak el sevgili portresidir; yüz ve boynun düşüklüğü onun da dargınlık yüzünden üzüldüğünü düşündürür. Ak el ve sarı akik renk karşıtlığı kurarken bükülen boy, süsün altındaki kırgınlığı görünür kılar.
- 6
Ak yar deye duyduk
Sen barıştır yeli
1Ak sevgilinin dargın olduğunu duyduk.
2Bizi barıştır, batı yeli.
Dargınlık haberi söylenti olarak gelir, kesin değildir; buna rağmen tekrar edilen barıştırma çağrısı beklemeye dayanamaz. “Deye duyduk” ifadesi haberin dolaylılığını korur; çağrı söylentinin doğrulanmasını beklemez.
- 7
yeli serin değer
dalga döğer
1Batı yeli serin dokunur.
2Akça deniz dalgaları döver.
Yelin serin dokunuşu, akça denizin parlak ve açık renkli yüzeyinde dalgaları hareketlendirir; ifade belirli bir Akdeniz coğrafyasına çevrilmeden tabiatın geniş ölçeğini açar.
- 8
KARACAOĞLAN yârin anar
Sen estikçe yeli
1Karacaoğlan sevgilisini anar,
2sen her estikçe, batı yeli.
Mahlaslı kapanışta her esinti Karacaoğlan’a sevgiliyi hatırlatır; rüzgâr artık hem haberci hem hatırayı uyandıran sestir. Her yeni esiş sevgiliyi yeniden anma anıdır; yel uzak kişiden haber getirmese de hafızayı çalıştırır.
Metnin kaynağı
Bölüm yerleşimi ve görünür KARACAOĞLAN mahlası birlikte doğrular.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1938; Karacaoğlan bölümü, basılı No. 2, PDF 87; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır, tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Garipçe garipçe öterKaracaoğlan · Turna ve sevgili koşması→
Batı yeline yinelenen hitap onun düzensiz ve sert esişini sorgular; rüzgâr daha başta iradesi olan bir kişi gibi ele alınır. “Deli deli” ikilemesi esişin yönsüzlüğünü sesle çoğaltır ve yeli hesap verilecek muhatap yapar.