Gazel
Gazel, sadakatli gönlü ayna, sevgilinin dudağını nadir nüsha, dünyayı dönen kutu ve insanın amellerini sandık olarak tasarlar; minnet karşısında cennet sofrasını bile reddeder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir dil ki var içinde
Bir âyînedir hüsn-i letâfet var içinde
Şîrînî-i evsâf-ı lebin şerhini gördüm
Bir ki halâvet var içinde
El urma eğer olursa
Ol mâide ki nükhet-i minnet var içinde
Bu şikest olsa da görsem
Pinhânî ne esrâr ü ne hikmet var içinde
tehî kaldı Emîrî
Ne nakd-i ibâdet ü ne tâat var içinde
1İçinde sadakat ve sevgi bulunan bir gönül,
2güzellik ve incelik taşıyan bir aynadır.
3Dudağının tatlı niteliklerinin açıklamasını gördüm;
4içinde tatlılık bulunan ender bir nüsha gibiydi.
5Cennet yemekleri bile olsa elini sürme,
6eğer o sofrada minnet kokusu varsa.
7Şu dönen gök kutusu bir kırılsa da görsem;
8içinde gizli ne sırlar ve hikmetler var.
9Emîrî, amel sandığı bomboş kaldı;
10içinde ne ibadet sermayesi ne de kulluk var.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emîrî (Diyarbakırlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Geldi bahâr ü mevsim-i gül seyr-i cû gerekSeyyid Mehmed Emîrî Çelebi · manzume→
İlk iki beyitte olumlu iç-dış ilişkisi kurulur: sevgi gönlü güzelleştirir, tatlı dudak ender bir kitabın içeriği gibi okunur. Beşinci-altıncı dizeler minnetle sunulan nimeti reddeder. Son iki beyit ise kozmik meraktan öz eleştiriye geçer; şair kendi amel sandığını boş bulur.