Geldi bahâr ü mevsim-i gül
Bahar gezintisini şarap, gözyaşı ve secde imgeleriyle birleştiren gazel, sevgilinin yanağını gül bahçesine dönüştürür; son beyitte şiirin yeniliğini Emîrî’nin taze söyleyiş iddiasına bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Geldi bahâr ü mevsim-i gül gerek
Bir elde bir elde gerek
Yâd-ı lebinle giryemi ayb etme ey sanem
Bilmez misin ki gerek
Hâk-i niyâza maksadın ey dil sücûd ise
ile evvel vuzû gerek
Çok âb ü tâb verdi nigâhım izârına
Gülzâr-ı hüsne buncileyin reng ü bû gerek
Bu nazîre edenlere
Tab’-ı Emîrî tâze reviş tâze gû gerek
1Bahar ve gül mevsimi geldi; dere kıyısında gezmek gerekir.
2Bir elde şarap kadehi, öteki elde testi olmalı.
3Ey put gibi güzel, dudağını anıp ağlamamı ayıplama.
4Bilmez misin ki gonca her zaman su ister?
5Ey gönül, maksadın niyaz toprağına secde etmekse,
6önce gözün kanlı yaşıyla abdest almak gerekir.
7Bakışım sevgilinin yanağına büyük bir parlaklık verdi.
8Güzellik gül bahçesine böylesine renk ve koku gerekir.
9Bu yeni tarz şiire nazire söyleyecek kişilerin,
10Emîrî'nin yeteneği gibi taze bir yolu ve yeni sözleri olmalı.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emîrî (Diyarbakırlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sahbâ-yı lâ’l-i yâr dil-i hurremimdedirSeyyid Mehmed Emîrî Çelebi · manzume→
İlk beyitteki dere gezisi ve kadeh, baharın dünyevî sevincini kurar; hemen ardından sevgilinin dudağıyla çoğalan gözyaşı bu sevinci âşığın niyazına çevirir. Kanlı yaşla alınan mecazî abdest, aşkı ibadet diliyle anlatır. Kapanışta şair, bu yeni zemine nazire yazacakların yalnız biçimi değil, taze düşünce ve sözü de yenilemesi gerektiğini söyler.