Gel Temâşâ Eylegil Zâhid Cemâlûllaha Bak
Zahide kuruntu perdesini kaldırıp ilahî güzelliğe bakmasını söyler. Kur’an ayetleri, harfler, yirmi sekiz ve otuz iki sayıları, manevi pir ve ayna imgeleriyle Hurufi bir hakikat okuması kurar; dış âlemi mutlak varlığın görünüşü sayar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gel eylegil zâhid cemâlûllaha bak
Perde-i pindârı kaldır Semme vechullaha bak
1Gel, seyret ey zahit; Allah’ın güzelliğine bak
2Kuruntu perdesini kaldır, “nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır” sırrına bak
- 2
Kâşif-i levh-i hakayık sırr-ı Sübhânellezî
Nûr-i ile âyîne-i Allah’a bak
1Hakikat levhasını açan, “Sübhânellezî” sırrıdır
2“Kerremnâ” nuruyla Allah’ın aynasına bak
Hakikat levhasını açan sır ile “kerremnâ” nuru yan yana gelerek insanın onurlandırılışını bir ayna imgesine taşır. Bakılması istenen ayna, bilginin kuru metinde değil nurla aydınlanan varlıkta okunacağını sezdirir.
- 3
Râ vü mîm ü zâ ile idrâk kıl mâhiyyetin
Mazhar-ı Kur’an-ı Hak esrâr-ı Fazlullah’a bak
1R, m ve z harfleriyle mahiyetini kavra
2Hak Kur’an’ın göründüğü yer olan Fazlullah’ın sırlarına bak
R, m ve z harfleri mahiyeti kavramanın şifreleri gibi sunulur; harf bilgisi Fazlullah’ın sırlarına açılır. Kur’an’ın görünme yeri sayılan kişi, yazı ile beden arasındaki Hurûfî bağı temsil eder.
- 4
Sâhib-i ta’bîr-i ma’nâ âlim-i
Feyz-i pîr-i ma’nevî kesb eyle rûhullaha bak
1Anlamları yorumlayan, ledün ilmini bilen kişiye
2Manevi pirin feyzini edin; Allah’ın ruhuna bak
Ledün bilgisini bilen yorumcu, görünür sözün ardındaki anlamı açan rehberdir. Manevi pirden feyiz kazanma emri, “Ruhullah”a bakışı doğrudan iddia değil eğitim ve aktarım yoluyla erişilen bir görüş kılar.
- 5
Bist ü heşt ü sî vü dürür nokta-i bism-i İlâh
Sâye-i rûh-ül-kudüs ayn-ı kelâmullah’a bak
1Yirmi sekiz ve otuz iki, ilahî besmelenin noktasıdır
2Kutsal ruhun gölgesi, Allah kelâmının kendisine bak
Yirmi sekiz ve otuz iki sayıları harf düzenlerini, besmelenin noktası ise çokluğu tek kökte toplar. Kutsal ruhun gölgesiyle Allah kelâmının aynılığı, sayı, harf ve vahiy arasında yoğun bir sembol ağı kurar.
- 6
Fâtih-i miftâh-ı ebvâb-ı tılısmât-i Hudâ
Nâzır-i -ı Allah olan ehlullaha bak
1Allah’ın tılsımlarının kapılarını açan anahtarın fatihi
2Allah’ın aynasına bakan ehlullaha bak
İlahî tılsımların kapılarını açan anahtar ve onu kullanan fatih, gizli bilginin aşamalı açılışını anlatır. Allah’ın aynasına bakan ehlullah, bu bilginin teorik sahibi değil sürekli temaşa eden taşıyıcısıdır.
- 7
Ey Hatâyî âlem-i zâhir vücûd-i mutlakı
Görmek istersen cemâl-i nûr-i zâtullaha bak
1Ey Hatâyî, dış âlem mutlak varlıktır
2Zat nurunun güzelliğini görmek istersen Allah’ın güzelliğine bak
Dış âlem mutlak varlığın görünüşü olarak tanımlanır; zat nurunun güzelliğini görmek isteyen yine ilahî cemale yöneltilir. Son beyit, şiirin farklı ayna ve perde imgelerini tek bir bakış öğretisinde tamamlar.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Hatâyî (Şah İsmail) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 163562 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hak’ı gönülde sır sakla özünden bî haber sofîŞah İsmail Hatâyî · Beş beyitli eleştiri şiiri→
Zahide güzelliği seyretme çağrısı, kuruntu perdesini kaldırma şartıyla verilir. “Nereye dönerseniz” işareti, ilahî yüzü uzak bir noktada değil, benlik vehmi çekildiğinde her yönde görülebilen bir tecelli sayar.