Hak’ı Gönülde Sır Sakla Özünden Bî Haber Sofî
Kendini tanımadan Hakk’ı bildiğini söyleyen, altın ve gümüşe bağlanan gösterişçi sofiyi eleştirir. Gerçek safiliği nefs bilgisi, mürşide tutunma, anlayış ve cömertlikle tanımlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hak’ı gönülde sır sakla özünden bî haber sofî
Bu deryâdan derin sırrı ne bilsün sofî
1Ey kendinden habersiz sofi, Hakk’ı gönlünde sır olarak sakla
2Bu denizden derin sırrı sersem kişi nasıl bilsin?
- 2
Tanımamış o nefsini nice bilsün ki Rabbini
Kâlubdur lâda illâda görün ne eder sofî
1Kendi nefsini tanımamış; Rabbini nasıl bilsin?
2“Lâ”da kalmıştır, “illâ”ya geçememiştir; görün, sofi nasıl gösteriş yapar
Nefsini tanımayanın Rabbini bilemeyeceği düşüncesi, kelime-i tevhidin “lâ” ve “illâ” aşamalarıyla sınanır. Sofinin inkârda kalıp gösteriş yapması, eksik manevi yolculuğun dış dindarlıkla örtülmesini eleştirir.
- 3
Sevübdür sîm ile zeri koyubdur vasl-ı dildârı
Eğer doğrusunu dersem olur hışm ile ner sofî
1Gümüşü ve altını sevmiş, sevgiliye kavuşmayı bırakmıştır
2Doğrusunu söylersem sofi öfkelenip kükreyecek
Gümüş ve altın sevgisi, sevgiliye kavuşmanın terk edilmesi pahasına seçilir. Doğru söz karşısında sofinin kükremesi, maddi tutkuyu savunan öfkeyi hayvani bir sesle görünür hâle getirir.
- 4
Özünü bilen er sofî hem oldur sofî-i
Desen revâdürür ana gel ey sâhib nazar sofî
1Kendini bilen kişi gerçek sofidir; temiz sofi de odur
2Ey görüş sahibi sofi, ona böyle demek uygundur
Gerçek ve saf sofi, kendisini bilen kişi olarak tanımlanır; unvan davranıştan sonra gelir. “Görüş sahibi” hitabı, muhatabı dış işaretlere değil insanın öz bilgisine bakarak hüküm vermeye çağırır.
- 5
Hatâyî mürşid ü pîrler elini tutub âr etme
Eğer ârif isen anla kerem kıl olma sofî
1Hatâyî, mürşitlerin ve pirlerin elini tutmaktan utanma
2Ârifsen anla, cömert ol; eşek sofi olma
Mürşit ve pirlerin elini tutmaktan utanmamak, bilginin rehberlik ilişkisiyle kazanılacağını gösterir. Son dizedeki sert “eşek sofi” sözü, anlayış ve cömertlikten yoksun bilgeliğin yalnızca kaba bir şekil olduğunu vurgular.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Hatâyî (Şah İsmail) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 163534 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hatâ ettim Hudâ içün bağışlaŞah İsmail Hatâyî · Yedi beyitli yakarış→
Hakk’ı gönülde saklanan sır olarak tutma emri, kendinden habersiz sofiye yönelir. Denizden derin sır karşısında “sersem baş”ın yetersizliği, bilginin dış görünüşle değil iç uyanıklıkla taşınabileceğini söyler.