DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şah İsmail Hatâyî/Hak’ı Gönülde Sır Sakla Özünden Bî Haber Sofî
Beş beyitli eleştiri şiiri · 16. yüzyıl

Hak’ı Gönülde Sır Sakla Özünden Bî Haber Sofî

Kendini tanımadan Hakk’ı bildiğini söyleyen, altın ve gümüşe bağlanan gösterişçi sofiyi eleştirir. Gerçek safiliği nefs bilgisi, mürşide tutunma, anlayış ve cömertlikle tanımlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hak’ı gönülde sır sakla özünden bî haber sofî

    Bu deryâdan derin sırrı ne bilsün sofî

    1Ey kendinden habersiz sofi, Hakk’ı gönlünde sır olarak sakla

    2Bu denizden derin sırrı sersem kişi nasıl bilsin?

    Hakk’ı gönülde saklanan sır olarak tutma emri, kendinden habersiz sofiye yönelir. Denizden derin sır karşısında “sersem baş”ın yetersizliği, bilginin dış görünüşle değil iç uyanıklıkla taşınabileceğini söyler.

  2. 2

    Tanımamış o nefsini nice bilsün ki Rabbini

    Kâlubdur lâda illâda görün ne eder sofî

    1Kendi nefsini tanımamış; Rabbini nasıl bilsin?

    2“Lâ”da kalmıştır, “illâ”ya geçememiştir; görün, sofi nasıl gösteriş yapar

    Nefsini tanımayanın Rabbini bilemeyeceği düşüncesi, kelime-i tevhidin “lâ” ve “illâ” aşamalarıyla sınanır. Sofinin inkârda kalıp gösteriş yapması, eksik manevi yolculuğun dış dindarlıkla örtülmesini eleştirir.

  3. 3

    Sevübdür sîm ile zeri koyubdur vasl-ı dildârı

    Eğer doğrusunu dersem olur hışm ile ner sofî

    1Gümüşü ve altını sevmiş, sevgiliye kavuşmayı bırakmıştır

    2Doğrusunu söylersem sofi öfkelenip kükreyecek

    Gümüş ve altın sevgisi, sevgiliye kavuşmanın terk edilmesi pahasına seçilir. Doğru söz karşısında sofinin kükremesi, maddi tutkuyu savunan öfkeyi hayvani bir sesle görünür hâle getirir.

  4. 4

    Özünü bilen er sofî hem oldur sofî-i

    Desen revâdürür ana gel ey sâhib nazar sofî

    1Kendini bilen kişi gerçek sofidir; temiz sofi de odur

    2Ey görüş sahibi sofi, ona böyle demek uygundur

    Gerçek ve saf sofi, kendisini bilen kişi olarak tanımlanır; unvan davranıştan sonra gelir. “Görüş sahibi” hitabı, muhatabı dış işaretlere değil insanın öz bilgisine bakarak hüküm vermeye çağırır.

  5. 5

    Hatâyî mürşid ü pîrler elini tutub âr etme

    Eğer ârif isen anla kerem kıl olma sofî

    1Hatâyî, mürşitlerin ve pirlerin elini tutmaktan utanma

    2Ârifsen anla, cömert ol; eşek sofi olma

    Mürşit ve pirlerin elini tutmaktan utanmamak, bilginin rehberlik ilişkisiyle kazanılacağını gösterir. Son dizedeki sert “eşek sofi” sözü, anlayış ve cömertlikten yoksun bilgeliğin yalnızca kaba bir şekil olduğunu vurgular.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Hatâyî (Şah İsmail) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 163534 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHatâ Ettim Hudâ İçün Bağışla
Hatâ ettim Hudâ içün bağışla
Şah İsmail Hatâyî · Yedi beyitli yakarış

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

deng-i ser

Sersem, anlayışı kıt kişi

nefs

Kişinin benliği ve tutkuları

lâ / illâ

Kelime-i tevhidde “yoktur / ancak” karşıtlığı

zerk

Gösteriş, ikiyüzlülük

sîm ü zer

Gümüş ve altın

vasl-ı dildâr

Sevgiliye kavuşma

sâfî

Arınmış, temiz

har

Eşek; burada ağır bir hakaret