DDizegâhDijital şiir arşivi
Feleğe taşlama · 1772–1845

Kara Bahtıma

Şair kara bahtına seslenerek onun sessizliğini, uykuya dalışını ve kişiyi güçlü konumdan aşağıya indirişini sorgular. Aslanı tilkiye, mesti çarığa yenik düşüren tersine dönüş, toplumda altınla tuncun ayırt edilmemesine bağlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    kapandın kaldın

    Vermedin bir yandan ses kara bahtım

    1Sıkıntı girdabına kapanıp kaldın.

    2Ey kara bahtım, hiçbir yandan ses vermedin.

    Kara baht sıkıntı girdabına kapanmış ve hiçbir yandan ses vermemiştir. Şair talihini ayrı bir varlık gibi çağırır; sessizlik, yardım beklenen gücün etkisizliğini gösterir.

  2. 2

    Anladım uykuya daldın

    Deli poyraz gibi es kara bahtım

    1Anladım ki habersizce uykuya dalmışsın.

    2Ey kara bahtım, deli bir poyraz gibi es.

    Bahtın habersizce uyuduğu düşünülür ve deli poyraz gibi esmesi istenir. Durgunluk ile sert rüzgâr karşılaştırılır; anlatıcı talihinden pasif bekleyiş değil hayatı değiştirecek hareket bekler.

  3. 3

    Âlemde bir candan korkulmaz iken

    kimseler kurtulmaz iken

    1Dünyada hiç kimseden korkmazken,

    2senin pençenden kimse kurtulamazken,

    Bir zaman hiç kimseden korkmayan ve pençesinden kimsenin kurtulamadığı bir güç anlatılır. Bu geçmiş üstünlük, sonraki aslan-tilki tersine dönüşünün ne kadar ağır olduğunu hazırlayan ölçüdür.

  4. 4

    Arslana, kaplana yırtılmaz iken

    Dedirdin tilkiye pes kara bahtım

    1Aslanın, kaplanın bile parçalayamadığı beni,

    2tilkiye ‘pes’ dedirttin, kara bahtım.

    Aslanın ve kaplanın parçalayamadığı kişiye tilki karşısında pes dedirtilir. Büyük ile küçüğün yeri değişir; kara baht yalnız yenilgi değil, değersiz olana boyun eğme utancı getirir.

  5. 5

    çıkar mı bu işin ucu

    Şimdi farkeden yok

    1Ey Dertli, bu işin sonu gelir mi?

    2Şimdi altınla tuncun farkını bilen kalmadı.

    Dertli bu işin sonunun gelip gelmeyeceğini sorar; çünkü artık altınla tuncu ayıran kalmamıştır. Kişisel düşüş, toplumun değerliyi değersizden seçememesiyle açıklanan genel bir bozulmaya dönüşür.

  6. 6

    Evvel beğenmezdim

    Verdirdin çarığa mes kara bahtım

    1Eskiden mesti ve ayakkabıyı beğenmezdim.

    2Kara bahtım, çarığa ‘mes’ verdirdin.

    Önceden mest ile pabucu beğenmeyen anlatıcıya kara baht bu kez çarığa, baskıda ‘mes’ yazılan şeyi verdirir. Bu alışılmadık yüzey ‘mest’ diye sessizce düzeltilmez; giyim eşyası üzerinden kurulan değer düşüşü tahmin edilmeden korunur.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Dertli isnadı 1938 baskısındaki bölüm, gövdedeki görünür mahlas ve kamuya açık kimlik otoritesiyle bağlandı. Kimlik eş adları: Dertli İbrahim, Lütfî.

Atıf kanıtını aç ↗

Halk Edebiyatı Antolojisi, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1938; Dertli, basılı No. 6, PDF 116; 6 birim/12 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; okura açık atıf kamuya açık taramaya gider.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirOlsak da Bir, Olmasak da
Harabe kul olduk bezmi âlemde
Dertli (İbrahim) · Tasavvufî devriye

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Girdabı mihnette

sıkıntı girdabında

gafilsin

habersizsin

pençenden

yırtıcı hayvan pençesine benzetilen gücünden

DERTLÎYÂ

ey Dertli

altunu tuncu

değerliyi değersizden

mesti pabucu

mest ve ayakkabıyı