Nice defterlerden adını sildirdin
Seyrânî kara bahtına seslenerek adının defterlerden silinmesini, umudunun kırılmasını ve eski itibarının yoksulluğa dönüşmesini anlatır. Aslanlara boyun eğmeyen şairin sonunda tilkiye ‘pes’ demesi, şiirdeki toplumsal ve kişisel düşüşün en sert görüntüsüdür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nice defterlerden ismin sildirdin
Gelmedi sesinden ses kara bahtım
1Nice defterlerden adını sildirdin.
2Kara bahtım, senden hiçbir ses gelmedi.
- 2
Bahtın gemisinde yelken yok bildin
Durma gibi es kara bahtım
1Baht gemisinde yelken olmadığını bildin.
2Durma, lodos gibi es kara bahtım.
Yelkensiz gemi yön ve hareket imkânını kaybetmiştir; buna rağmen bahttan lodos gibi esmesi istenir. Seyrânî, çaresiz kaderini hem eksik araç hem yıkıcı rüzgâr olarak iki karşıt görüntüyle kurar.
- 3
Ahdettim bir gonca yolmamasına
Bulmadım çaresin solmamasına
1Bir goncanın koparılmamasına yemin ettim.
2Solmamasına bir çare bulamadım.
Koparılmasın diye korunan goncanın yine de solması, iyi niyetin sonucu değiştiremediğini gösterir. Şair güzeli veya umudu elden kurtarsa bile zamanın soldurucu etkisine çare bulamaz.
- 4
Bu derdinden iflâh olmamasına
Katiyen ümidin kes kara bahtım
1Bu dertten kurtulmamak üzere,
2Kara bahtım, umudunu kesinlikle kes.
Derdin iyileşmeyeceği kabul edilince umut kesme buyruğu gelir. Bu, geçici bir karamsarlık değil çarenin bulunamadığı uzun deneyimden sonra kara bahta yöneltilmiş kesin hükümdür.
- 5
Âlem yıkıcıdır yoktur yapıcı [1]
Kimi olmuş, kimi kapıcı
1Dünya yıkıcıdır, yapan kimse yoktur.
2Kimi cellat, kimi kapıcı olmuştur.
Dünya kurmak yerine yıkarken insanlar da cellat ile kapıcı rollerine ayrılır. Şair, toplumsal düzeni üreten ve onaran kişilerden değil cezalandıran ve kapıda bekleten görevlilerden oluşmuş görür.
- 6
Ezel giymez iken mesti pabıcı
Verdirdin çarığa mes kara bahtım
1Eskiden çizme bile giymezken,
2Kara bahtım, çarığa mes verdirdin.
Önceden mest ve pabuç bile giymeyen kişinin çarığa ‘mes’ verdirmesi, basılı yüzeyin alışılmadık söyleyişiyle korunur. Yoksullaşma, ayakkabı düzenindeki bu sert gerilemeyle görünür olur; ‘yama’ anlamı kaynakta bulunmadığı için eklenmez.
- 7
Ağır meclislerde sıkılmaz iken
Mengeneye versen bükülmez iken
1Ağır meclislerde hiç sıkılmazken,
2Mengeneye verseler bükülmezken,
Ağır meclislerde rahat duran ve mengene karşısında bile eğilmeyen kişi güçlü, itibarlı bir benliktir. Sonraki mahlas dizesine hazırlanan bu direnç, düşüşün büyüklüğünü ölçmek için hatırlatılır.
- 8
SEYRANÎ arslana yıkılmaz iken
Dedirdin tilkiye kara bahtım [2]
1Seyrânî aslana bile yenilmezken,
2Kara bahtım, tilkiye ‘pes’ dedirttin.
Aslana yenilmeyen Seyrânî’nin tilkiye boyun eğmesi güç düzeninin tersine dönmesidir. Kara baht, yalnız serveti değil kişinin cesaret ve onur hiyerarşisini de aşağı çeken son kuvvet olur.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Seyrânî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Seyrânî bölümü, 1 numaralı metin: 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-seyrani-n1-3832A60775DF.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Şu kimsesiz sahralardaSeyrânî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)→
Adın defterlerden silinmesi toplumsal hafızadan ve itibardan çıkarılmayı anlatır. Bahtın sessiz kalması, şairin uğradığı kayıp karşısında kaderinden bir açıklama bile alamadığını gösterir.