Kaçamadım ben züğürtlük elinden
Şair yoksulluğun beline kuşak, ayağına tutsak olduğunu söyler. Aç kalsa bile başak toplamaya yanaşmayan eski gururu, kuru yerde yatmak zorunda kalınca sınanır. Oğlak satan, ata binen, büyük çadır kuran ve ağalara karşı çıkan Gündeşlioğlu şimdi hizmetçi hâline düşmüştür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kaçamadım ben elinden
Dolanup belime kuşak oluktur
1Yoksulluğun elinden kaçamadım.
2Belime dolanıp kuşak olmuş.
- 2
Nere kaçtım ise kurtulamadım
Geçip ayağıma tutsak oluktur
1Nereye kaçtıysam kurtulamadım.
2Ayağıma geçip tutsaklık olmuş.
Kaçılan her yerde yoksulluğun ayağa tutsak olması hareketi durdurur. Şair mekân değiştirmenin ekonomik bağı çözmediğini, bağın dış koşuldan çok kişinin bütün imkânlarını kuşatan bir esaret olduğunu anlatır.
- 3
Acımdan ölsem de etmem başağı
Yaradan kayırsın evlât uşağı
1Açlıktan ölsem de yerdeki başağı toplamam.
2Yaratan evladı ve uşağı korusun.
Açlığa rağmen başak toplamamak gururun son sınırıdır; ardından çocuk ve uşak için Tanrı’ya sığınması sorumluluğu hatırlatır. Kişisel onur ile bakmak zorunda olduğu insanların ihtiyacı arasında gerilim kurulur.
- 4
Beğenmezdim kumaş döşeği
Şimdi kuru yerler döşek oluktur
1Eskiden kutnu kumaş döşeğini beğenmezdim.
2Şimdi kuru yerler bana döşek oldu.
Kutnu döşeği bile beğenmeyen eski bolluk, kuru toprağın yatak oluşuyla tersine döner. Kumaşın adı maddi inceliği görünür kılar; bugünkü çıplak zemin düşüşün ölçüsünü somutlaştırır.
- 5
Yaz gelince oğlaklarım satardım
Ata binip sürülere katardım
1Yaz gelince oğlaklarımı satardım.
2Ata binip sürülere katardım.
Yazın oğlak satmak ve ata binerek hayvanları sürülere katmak, geçmişteki üretim ve sahiplik düzenini gösterir. Basılı ‘katardım’ geçişli eylemdir; şairin kendisinin sürüye katıldığı anlamına gelen ‘katılırdım’ okumasına çevrilmez.
- 6
Otuz altı çadır tutardım
Şimdi gölgeliğim kavak oluktur
1Otuz altı direkli çadır kurardım.
2Şimdi gölgeliğim yalnız kavak oldu.
Otuz altı direkli çadır geniş aile ve serveti temsil ederken tek kavak gölgesi korunaksız bugünü anlatır. Yapılmış barınaktan rastlantısal ağaç gölgesine geçiş, mülkiyet kaybının en açık görüntüsüdür.
- 7
Yer altında mağaralar gezerdim
Yer üstünde ağır sofra yazardım
1Yer altında mağaralar gezerdim.
2Yer üstünde büyük sofralar açardım.
Mağaraları dolaşmak ve ağır sofra açmak hareket alanı ile misafir ağırlama gücünü gösterir. Geçmişte yer altı ve üstüne yayılan şairin bugünkü dünyası daralmıştır.
- 8
Nice ağaların sözün bozardım
Şimdi GÜNDEŞLİOĞLU oluktur
1Nice ağaların sözünü bozardım.
2Şimdi Gündeşlioğlu hizmetçi oldu.
Ağaların sözünü bozabilen Gündeşlioğlu’nun uşak oluşu toplumsal konumun tam tersine dönmesidir. Mahlas bu düşüşü başkasının hikâyesi olmaktan çıkarıp şairin kendi itibar kaybına bağlar.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Gündeşlioğlu mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Gündeşlioğlu bölümü, 3 numaralı metin: 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-gundeslioglu-n3-714791430069.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kadir Mevlâm bir dileğim var sanaGündeşlioğlu · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)→
Yoksulluk takip eden bir düşman değil bedene dolanan kuşaktır. Beldeki bu yakınlık ondan uzaklaşmanın imkânsızlığını, kuşağın sıradan giysi parçası oluşu ise yoksunluğun gündelik hayatı tamamen sardığını gösterir.