Olsak da Bir, Olmasak da
Dertli, dünya meclisinde yıkıntının kulu olmuş bir benliği, kurtuluş ile tutsaklık arasındaki farkı silen nakaratla anlatır. Şirin ve Ferhat kıssasını hak ile bâtılı ayırma yoluna bağlar; son bentte gönül ülkesinin şahı ve sır yolunun yoldaşı olduğunu söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Harabe kul olduk
Abat olsak ta bir olmasak ta bir
1Dünya meclisinde yıkıntının kulu olduk.
2Bayındır olsak da fark etmez, olmasak da.
- 2
Düştük çare nedir âlemde
Azat olsak ta bir olmasak ta bir
1Dünya içinde tuzağa düştük; artık çare nedir?
2Özgür kalsak da fark etmez, kalmasak da.
Dünya tuzağına düşüldüğü kabul edilir; özgür kalmakla kalmamak arasındaki fark da nakaratla silinir. Şair kurtuluşu bile ikili karşıtlıkların ötesinde değerlendiren teslimiyetli bir ses kurar.
- 3
Aşk oduna yanmış ciğer kebabız
Hicr ile giryanız
1Aşk ateşinde yanmış, bağrı kavrulmuş kişileriz.
2Ayrılıkla ağlarız; gözlerimiz yaş doludur.
Aşk ateşinde yanmış bağır ile ayrılıktan yaş dolan gözler aynı acının beden üzerindeki iki izidir. Yanma ve ağlama, şiirin yıkıntı benzetmesini canlı bir insan tecrübesine çevirir.
- 4
Yapılmış yıkılmış hane harabız
olsak ta bir olmasak ta bir
1Bir zaman kurulmuş, şimdi yıkılmış bir ev gibiyiz.
2Yeniden kurulsak da fark etmez, kurulmasak da.
Bir zaman kurulmuş, sonra yıkılmış eve benzeyen anlatıcı yeniden yapılsa da sonucun değişmeyeceğini söyler. Harabe imgesi kişisel geçmişi taşır; nakarat varlık biçimlerine bağlanmayan bir tavır kurar.
- 5
Bir Şirin elinden aşk meyin içtik
Hak ile batılı fark edip seçtik
1Şirin gibi bir sevgilinin elinden aşk şarabı içtik.
2Doğru ile yanlışı birbirinden ayırdık.
Şirin’in elinden aşk şarabı içmek Ferhat hikâyesini çağırır; doğru ile yanlışın ayrılması bu sarhoşluğun bilinçsiz olmadığını belirtir. Aşk, hakikati seçme yetisi kazandırır.
- 6
deldik te geçtik
Ferhat olsak ta bir olmasak ta bir
1Benlik dağlarını delip aştık.
2Ferhat olsak da fark etmez, olmasak da.
Benlik dağlarını delip geçmek Ferhat’ın dağı delişini tasavvufî mücadeleye dönüştürür. Ferhat adını alıp almamak önemsizdir; önemli olan varlık engelinin aşılmış olmasıdır.
- 7
Ey DERTLİ âlemde biz şahı diliz
Haktan hakikatten ağâhı diliz
1Ey Dertli, biz dünyada gönül ülkesinin hükümdarıyız.
2Gönlümüz Hak'tan ve hakikatten haberdardır.
Dertli kendisini gönül ülkesinin hükümdarı ve Hak’tan haberdar bir gönül diye tanımlar. Başlangıçtaki harabe kulluğu, dış yıkımın içinde kazanılan manevî egemenlikle karşılanır.
- 8
hemrahı diliz
İrşat olsak ta bir olmasak ta bir
1Gönlün sırlar yolunda yoldaşıyız.
2Doğru yola erişsek de fark etmez, erişmesek de.
Gönül sırlar yolunun yoldaşıdır; doğru yola erişmiş sayılmakla sayılmamak yine eşitlenir. Şiir, unvan ve görünür sonuçları önemsizleştirip yaşanan hakikat yolculuğunu öne çıkararak kapanır.
Metnin kaynağı
Dertli isnadı 1938 baskısındaki bölüm, gövdedeki görünür mahlas ve kamuya açık kimlik otoritesiyle bağlandı. Kimlik eş adları: Dertli İbrahim, Lütfî.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1938; Dertli, basılı No. 5, PDF 115; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; okura açık atıf kamuya açık taramaya gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sakıya meyinde nedir bu esrarDertli (İbrahim) · Tasavvufî aşk koşması→
Dünya meclisinde harabenin kulu olmak, benliğin yıkılmış durumunu anlatır. Bayındır olup olmamanın fark etmemesi ise dış görünüşteki onarımın iç hakikati değiştirmeyeceğini söyler.