Gonceler çâk çâk-i hasrettir
Gonca, lale, bülbül, dere ve gül gölgesi hasretin farklı yüzlerini taşır. Bahçe canlı ve neşeli bir yer olmaktan çıkar; yaraların, yanan sabrın, gurbet gözyaşının ve toprağa düşüşün mekânına dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-i hasrettir
Lâleler dâğ dâğ-ı hasrettir
-i âvâzı andelîbânın
-ı sabr u tâkattir
Cûylar geşt-i gülistân ederek
Her seher -ı gurbettir
Sâye-i gül-nihâli her çemenin
Hâk-sâr-ı fezâ-yı zillettir
Gülşen-i hâr-zâr-ı âlemde
Sanma âzürde tab-ı Hikmettir
1Goncalar hasretten parça parça yarılmıştır;
2laleler hasret yaralarıyla doludur.
3Bülbüllerin şimşek gibi çakan sesi,
4sabır ve dayanma harmanını ateşe verir.
5Dereler gül bahçesini dolaşarak,
6her seher gurbet için gözyaşı döker.
7Her çimenlikte gül fidanının gölgesi,
8zillet alanında toprağa düşmüştür.
9Bu dünyanın dikenli gül bahçesinde,
10Hikmet'in yaradılışını incinmiş sanma.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Çâk çâk ve dâğ dâğ tekrarları görsel yarılmayı sesle de duyurur. Bülbülün sesi sabır harmanını yakarken dereler ağlar; son dize, bütün bu kedere rağmen Hikmet'in şiir tabiatının kırılmadığını söyler.