Gönül serpençe-i zülf-i perîşânındadır cânâ
Gazel, gönlün sevgilinin saçına, çene çukuruna, dudağına ve kirpiğine bütünüyle tutulmasını anlatır. Âşık, mahşer sıcağından bile korkmaz; kurtuluşunu sevgilinin keskin kılıcına bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gönül -i zülf-i perîşânındadır cânâ
Ölünce akl u fikrim hep senin yanındadır cânâ
Ne denlü kayd-ı bend etsem dahi zencîr-i zülfünle
Yine dest-i heves tavk-ı girîbânındadır cânâ
Giriftâr-ı kemend-i zülf idi evvel velî şimdi
Dil-i bî dest ü pâ çâk-ı zenahdânındadır cânâ
Bulunmaz cedvel-i âb-ı hayât-ı havz-ı kevserde
O lezzet kim -i la'l-i handânındadır cânâ
Gezend-i germî-i hurşîd-i mahşerden ne bîm eyler
O ser kim -i hirâmânındadır cânâ
Dil-i sad lâhti cem'etmek murâd etsek te cem'olmaz
Anın her pâresi bir nevk-i müjgânındadır cânâ
Helâk etmekle âzâd eylemezse Es'ad'ı gamdan
Günâhı gerden-i şemşîr-i bürrânındadır cânâ
1Ey sevgili, gönül darmadağın saçının pençesindedir.
2Ölünceye kadar aklım da düşüncem de hep senin yanındadır.
3Saçının zinciriyle ne kadar bağlanıp kalsam da,
4hevesin eli yine yakamın halkasındadır, ey sevgili.
5Önceden saçının kementine tutulmuştu; şimdi ise
6elsiz ayaksız gönül çene çukurunun yarığındadır.
7Kevser havuzunun hayat suyu cetvelinde bile
8gülen yakut dudağındaki lezzet bulunmaz.
9O güzel yürüyen servinin gölgesine sığınan baş,
10mahşer güneşinin yakıcılığından niçin korksun?
11Yüz parçaya ayrılmış gönlü toplamak istesek bile toplanmaz;
12çünkü her parçası kirpiklerinden birinin ucundadır.
13Keskin kılıcın Esad’ı öldürüp kederden kurtarmazsa,
14bu günah o keskin kılıcın boynunda kalır, ey sevgili.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Bağdadlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Saç önce pençe, sonra zincir ve kement olur; gönül bedensiz bırakılarak sevgilinin yüz ayrıntılarına dağıtılır. Kevser suyu dudağın tadıyla, mahşer güneşi servinin gölgesiyle karşılaştırılır. Son beyit öldürmeyi paradoksal biçimde kederden özgürleşme sayar.