Gör Ne Sultânız ki Bî Şek Bendedir Dünyâ Bize
Nesîmî'nin bir gazeline yazılmış tahmis. Beş bendin her birinde Hayderî üç dize ekleyip Nesîmî'nin beytine bağlanıyor; konu baştan sona aynı iddia: insan küçüktür ama içindeki her şeyi kapsar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gör ne sultânız ki bî şek bendedir dünyâ bize
Kulluğa bel bağlayuptur cümle-i eşyâ bize
Oldu esrar-ı nihânî serbeser peydâ bize
Çün ayân oldu rümûz-i bize
Rûşen oldu nükte-i sırr-ı bize
1Bak, nasıl bir sultanız: dünya şüphesiz bize kul.
2Bütün eşya bize kulluk etmeye bel bağlamış.
3Gizli sırların hepsi baştan başa bize açıldı.
4“Âdem'e bütün isimleri öğretti” âyetinin işaretleri bize apaçık olunca,
5en uzun gecenin sırrındaki incelik bize aydınlandı.
- 2
Gerçi biz üstâd-ı aklız aşka müzdûr olmuşuz
Aşka yakın geldik ammâ cümleden dûr olmuşuz
Kevkeb-i sa’dız güneş tek halka meşhûr olmuşuz
Zerre-i mihriz eğerçi matlâ’-ı nûr olmuşuz
Katre-i bahriz eğerçi mevcdir deryâ bize
1Gerçi biz aklın ustasıyız, ama aşka gündelikçi olduk.
2Aşka yaklaştık, ama herkesten uzak düştük.
3Uğurlu bir yıldızız; güneş gibi halka meşhur olduk.
4Güneşin zerresiyiz, gerçi nurun doğduğu yer olduk.
5Denizin damlasıyız, gerçi derya bize dalgadır.
Bent baştan sona ikili karşıtlıklarla yürüyor: aklın ustası ama aşkın ırgatı, aşka yakın ama her şeye uzak. Nesîmî'nin beyti bu paradoksun formülünü verir — zerre ile güneş, damla ile deniz. Küçük olanın büyüğü içermesi, bütün şiirin dayandığı insan-ı kâmil iddiasının en kısa ifadesidir.
- 3
Biz o cânız ki menâhîden mutahhar düşmüşüz
Asgarız lîkin heme âlemde ekber düşmüşüz
Ümmehâtın zübdesiyiz Hak’ka mazhar düşmüşüz
Yer ü gök keştîdürür biz ana lenger düşmüşüz
Gör ne zâtız kim bulunmaz bir dahi hemtâ bize
1Biz o canız ki yasaklardan arınmış olarak düştük.
2En küçüğüz, ama bütün âlemde en büyük düştük.
3Anaların özüyüz; Hakk'a ayna düştük.
4Yer ve gök bir gemidir, biz ona çapa düştük.
5Bak nasıl bir zatız: bir eşimiz daha bulunmaz.
“Ümmehât” eski kozmolojide dört unsurun adıdır, göklere “âbâ” denmesine karşılık gelir; insanı onların özü saymak küçük âlem öğretisinin kendisidir. Dördüncü dizedeki gemi ve çapa benzetmesi beklenen hiyerarşiyi ters çevirir: kâinatı yerinde tutan şey, içindeki en küçük varlıktır.
- 4
Gevher-i zât-ı Hudâyız der nihân ü âşikâr
Bizim içün çerh urur bu hisâr
Bizdedir mevcûd bîşek yerde gökte her ne var
Çâr anâsırdır bizi sûrette kıldıran karâr
Yoksa mâ’nâda makam-ı kurb-i Hak’dır câ bize
1Gizlide ve açıkta, Allah'ın zatının cevheriyiz.
2Bu çivit renkli kubbe kale bizim için dönüyor.
3Yerde gökte ne varsa şüphesiz bizde mevcuttur.
4Bizi surette durduran şey dört unsurdur;
5yoksa manada yerimiz Hakk'a yakınlık makamıdır.
“Günbed-i niylî” gökyüzünün çivit rengi kubbesidir; burada bir kale gibi ve tek bir sakini için dönüyor. Nesîmî'nin beyti bendin gerekli ayrımını yapar: dört unsur insanın yalnız suretini açıklar, manası başka yerdedir. Suret-mana ayrımı olmadan önceki bentlerin iddiası küstahlığa dönerdi.
- 5
Ey yüzün cennet boyun dudağın kevseri
Şerbet-i lâ’linden içen câvidân olur diri
Kesme ol deryâ-yı rahmetten ümîd ey Hayderî
Ey Nesîmî gafil olma şol hümâyun şehperi
Dembedem kılur tecellî kafdan bize
1Ey yüzü cennet, boyu Tûbâ, dudağı Kevser olan!
2Lal dudağının şerbetinden içen sonsuza dek diri kalır.
3Ey Hayderî, o rahmet denizinden ümidini kesme.
4Ey Nesîmî, o kutlu kanattan gafil olma;
5Kaf'tan Anka bize her an tecelli eder.
Son bent iki mahlası yan yana getiren tek yerdir: Hayderî üçüncü dizede kendine seslenir, dördüncüde sözü Nesîmî'ye bırakır. Tahmisin kuralı budur, ama aynı zamanda bir soy iddiasıdır. Kaf dağındaki Anka yalnız adı olan kuştur; onu “tecellî” eden yapmak, yokluğu bir görünme biçimine çevirir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144489 numaralı sürüm esas alındı; sıra numarası (“— 2 —”) ile tür başlığı (“— Nesîmî'nin gazelini tahmis —”) derlemeye ait olduğu için alınmadı, geriye yirmi beş dize kaldı. Her bendin son iki dizesi Nesîmî'nin gazelinden, ilk üçü Hayderî'nindir. Kaynaktaki “esrar-ı nihânî” ve “matlâ’-ı nûr” yazımlarına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hamdülillah hâlıkın mahlûkunun ma’kuliyizHayderî · Murabba→
İlk üç dize Hayderî'nin, son iki dize Nesîmî'nindir; tahmisi okumanın yolu bu dikişi görmekten geçer. “Allemelesmâ” Bakara sûresinden alınmıştır ve Hurûfî düşüncede insanın önceliğinin delilidir: Âdem'e öğretilen isimler harflerdir. “Şeb-i yeldâ” yılın en uzun gecesidir — karanlığın en çok olduğu yerden bir bilgi çıkarılır.