Görüb nigâre cân ü gönülden mahabbetim
Aşk terzisi şaire gam elbisesi diker, sevgilinin oku bedenini tüketir; buna rağmen şair kendisini toprağa gömülü, değeri bilinmeyen bir cevher sayar ve firuze bir mezar düşler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Görüb nigâre cân ü gönülden mahabbetim
Mâni’ olur
cismime gam câmesin diker
Anın elinde sûzen-i zerdir bu kâmetim
cânım elbette ver deyu
Zahm-ı hadengi ol kaşı yânın yedi etim
Bir gevherim ki hâk-i siyâh içre kalmışam
bilmez ise nola kıymetim
Öldükte Emriyâ gam-ı hatt-ı nigâr ile
Pîrûzeden yapa felek üstüme türbetim
1Güzele duyduğum canıgönülden sevgiyi görünce,
2vecdim ve hayretim onunla konuşmama engel oluyor.
3Aşk terzisi bedenime gam elbisesi dikiyor;
4bu boyum onun elinde altından bir iğnedir.
5Sevgilinin ok ucu “Canını elbette ver” diyor;
6o yay kaşlının ok yarası etimi yiyip tüketti.
7Ben kara toprak içinde kalmış bir cevherim;
8zamanın sarrafı değerimi bilmezse ne çıkar?
9Ey Emrî, sevgilinin ayva tüyünün gamıyla öldüğümde,
10felek mezarımı firuze taşından yapsın.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emrî (Edirneli) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Terzi, iğne, ok ve sarraf imgeleri bedeni hem işlenen hem yaralanan hem de değeri ölçülen bir nesneye dönüştürür. Şair konuşamayacak kadar vecde düşmüşken aşk terzisi susmadan çalışır; sevgilinin oku etini yer, dünya sarrafıysa içindeki cevheri tanımaz. Firuze mezar isteği, sevgilinin yüzündeki yeşilimsi ayva tüyünü ölümden sonra da renk ve taş olarak sürdürür.