Gubâr-ı kûyini kuhl ettiğiyçün dîde-i cânım
Şair sevgilinin sokağının tozunu can gözüne sürme yapar ve eşiğinden kovulmamak için yalvarır. Sevgilinin nazına öpücük makamındaki niyazla karşılık verir; feryadı âşıklara neşe veren ezgi olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gubâr-ı kûyini ettiğiyçün dîde-i cânım
Beni hâk-i derinden sürme ey çeşm-i gazâlânım
O şeh nâz eyledikçe ben niyâz-ı kıldım
Tarabbahşâ-yı uşşâk oldu bu hâletle efgânım
1Sokağının tozunu can gözüm sürme yaptığı için,
2ey ceylan gözlüm, beni eşiğinin toprağından kovma.
3O şah naz ettikçe ben öpücük makamında niyaz ettim;
4bu hâlde feryadım âşıklara neşe veren bir ezgi oldu.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Şeyhülislâm, Ebû İshakzâde) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Toprak ve sürme imgesi aşağılanmayı görme ayrıcalığına çevirir. Üçüncü dizedeki musiki terimi bûselik, hem öpücük arzusunu hem makam çağrışımını taşır; böylece niyaz ile feryat tek bir aşk musikisinde birleşir.