Her dem ruh-ı dildâre dilâ germ nigâhız
Şair sevgilinin yüzünü ilahî sanat aynası sayar; Yusuf’un kuyusu, Mecnun’un sevdası ve siyah saç zinciriyle aşkın tutsaklığını anlatır. Bütün hararetin sevgilinin güneş yüzünden geldiğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Her dem ruh-ı dildâre dilâ germ nigâhız
Bir nazra kün-i âyine-i sun’-ı İlâhız
Mâil değiliz vasl-ı -yı zamâne
Yûsuf gibi üftâde-i -i çâhız
Olsak nola sevdâ-yı şeb-i gamla çü Mecnun
Dilbeste-i zencîr-i ser-i zülf-i siyâhız
-i hicrânı gam olsa nola pürtâb
Her lâhzede sûziş-figen-i âteş-i âhız
Germiyyetimiz mihr-i ruh-ı yâr iledir hep
Es’ad hele -i tâb ü teb-i mâhız
1Ey gönül, her an sevgilinin yanağına hararetle bakıyoruz;
2İlahî sanat aynasına bir bakış yöneltenleriz.
3Zamanın Züleyha’sına kavuşmaya istekli değiliz;
4Yusuf gibi kuyu köşesine düşmüşüz.
5Mecnun gibi gam gecesinin sevdasına düşsek ne çıkar?
6Siyah saçın ucundaki zincire gönülden bağlıyız.
7Ayrılık hamamının kederi çok hararetli olsa ne çıkar?
8Her an ah ateşini oraya saçıyoruz.
9Bütün sıcaklığımız sevgilinin güneş yüzündendir;
10ey Esad, ayın ışığına ve hararetine ihtiyaç duymayız.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Şeyhülislâm, Ebû İshakzâde) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sıcaklık söz alanı şiiri baştan sona kuşatır: sıcak bakış, ayrılık hamamı, ah ateşi ve yüz güneşi aynı ısı ekseninde birleşir. Ayın ışığına ihtiyaç duyulmaması, sevgilinin kozmik ölçüyü aşan üstünlüğünü kesinleştirir.