DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Güldün evvel yüzüme arz-ı cemâl ettin felek
Şiir · 17. yüzyıl

Güldün evvel yüzüme arz-ı cemâl ettin felek

Felek önce gülüp güzelliğini göstererek âşığı coşturur, sonra kavuşmayı imkânsızın da imkânsızı eder. “Niçe mazlûmun olup pâyın” dizimindeki iyelik ve fail bağı açık bırakılır; mutluluk sarayına ayrılık ateşi salınır ve elde ne varsa alınır. Yakup, Eyyub ve meczup bile konuşanın kanlı gözyaşıyla yarasına acıyacaktır. Uyku ve rahat yok olur; aşk ipi sabra kemer, kara baht omuzda şal olur. Ömer’in cünun ve “dun” yüzeyleri korunur; beden ezilir, takat ve namus ayaklar altına alınır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Güldün evvel yüzüme ettin felek

    Şevk ile ben âşıkı ettin felek

    1Önce yüzüme güldün, güzelliğini gösterdin felek;

    2Beni coşkuyla perişan hâlli âşık ettin felek.

    Felek başlangıçta yüze güler ve “arz-ı cemâl” eder; aldatan sevgili gibi güzel görünür. Bu gösteri konuşanı şevkle “şûrîde hâl” âşığa çevirir, yani sonraki yıkımın kapısını önce umut ve coşku açar.

  2. 2

    Ben de sandım bir gedâyı pür visâl ettin felek

    Sen ise anı ettin felek

    1Ben de bir yoksulu kavuşmayla doldurdun sandım;

    2Sen ise onu imkânsız içinde imkânsız ettin felek.

    Konuşan kendini gedâ sayar ve feleğin onu “pür visâl” ettiğini sanır; yoksulluk kavuşma zenginliğiyle dolacak gibidir. Gerçekte vuslat “muhâl ender muhâl” olur, imkânsızlık kendi içinde katlanır.

  3. 3

    Niçe mazlûmun olup pâyın yere çalmaktasın

    firkat âteşin salmaktasın

    1Nice mazlumun olup “pâyın” yere çalmaktasın [iyelik ve fail bağı açık];

    2Mutluluk sarayına ayrılık ateşini salmaktasın.

    “Niçe mazlûmun olup pâyın” diziminde “pâyın”ın iyelik ve fail bağı kapalıdır; feleği kesin biçimde mazlumların ayağını çalan özneye dönüştürmez. Açık ikinci dize, ayrılık ateşinin mutluluk sarayına salındığını bildirir.

  4. 4

    Yüzüme gülüp elimden bulduğun almaktasın

    Sen bana bu âne dek bin dürlü âl ettin felek

    1Yüzüme gülüp elimde bulduğunu almaktasın;

    2Bu ana kadar bana bin türlü hile ettin felek.

    Yüze gülme dostluk işareti gibi görünürken eldekini alma hareketiyle hırsızlığa dönüşür. “Bin dürlü âl” sayısız hile demektir; “bu âne dek” aldatmanın geçmiş boyunca kesilmeden sürdüğünü belirtir.

  5. 5

    Görse kan ağladığım Ya’kub ederdi merhamet

    Bilse sînem yâresin Eyyûb ederdi merhamet

    1Kan ağladığımı görse Yakup merhamet ederdi;

    2Göğsümün yarasını bilse Eyyub merhamet ederdi.

    Yakup kanlı gözyaşını görse kendi Yusuf ayrılığı üzerinden merhamet edecektir. Eyyub ise göğüsteki yarayı bilse beden imtihanıyla karşılık verir; iki peygamber acısı konuşanın göz ve sinesine tanık yapılır.

  6. 6

    dinlese meczûb ederdi merhamet

    Çeşmime resm-i hayâtı bir hayâl ettin felek

    1Hâl anlatımı dinlese meczup merhamet ederdi;

    2Gözümde hayatın suretini bir hayal ettin felek.

    Meczubun bile hasbihâli dinleyip acıyacağı söylenir; feleğin katılığı aklı olağan düzende olmayan kişiden de aşırıdır. Gözdeki “resm-i hayât”ın hayale dönmesi yaşama görüntüsünü gerçeklikten siler.

  7. 7

    Komadın gözümde uyhu tende râhatten eser

    Eyledin candan beni bîzâr özümden bihaber

    1Gözümde uykudan, bedende rahattan iz bırakmadın;

    2Canımdan bezdirdin, kendimden habersiz ettin.

    Uyku gözden, rahat bedenden tamamen çekilir; iki dinlenme alanında “eser” kalmaz. Candan bıkkınlık ve özden habersizlik bunun zihinsel sonucudur, kişi yaşam isteğini ve kendilik bilgisini birlikte kaybeder.

  8. 8

    miyân-ı sabrıma kıldın kemer

    Eğnime baht-ı siyâhı kara şâl ettin felek

    1Aşk ipini sabrımın beline kemer yaptın;

    2Kara bahtı omzuma kara şal yaptın felek.

    Aşk “rişte” yani iptir ve sabrın beline kemer yapılır; sabır artık bağlanan ve sıkılan bedensel merkezdir. Baht-ı siyahın omuzda kara şal olması kaderi taşınan yas giysisine dönüştürür.

  9. 9

    Der ki bu Âşık Ömer oldum reh-i gamda cünun

    Dâd elinden kime feryâd edeyim ey çerh-i dun

    1Bu Âşık Ömer der: Gam yolunda “cünun” oldum [yüzey korunur];

    2Elinden adalet için kime feryat edeyim ey alçak “dun” felek?

    Kaynak “cünun” ve “dun” yüzeylerini olağandışı biçimde verir; günümüz Türkçesi bunları sessizce düzeltmez. Açık sahne Ömer’in gam yolunda delilik yaşaması ve feleğin elinden adalet için feryadını yöneltecek makam aramasıdır.

  10. 10

    eyledin ayaklar altında zebun

    Takatim tâk oldu ırzım ettin felek

    1İnleyen bedenimi ayaklar altında güçsüz ettin;

    2Gücüm tükendi, namusumu ayak altında bıraktın felek.

    Cism-i zâr ayak altında zebun edilir; inleyen beden hem fiziksel hem toplumsal olarak aşağı basılır. “Tâkatim tâk” ses tekrarı gücün son sınırına erişmesini, ırzın payimal oluşu ise yıkımın itibara uzanmasını anlatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.343 gövdesinde “Der ki bu Âşık Ömer oldum reh-i gamda cünun” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n343-84C539B25462. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.343, PDF 276–277; 10 iki dizelik birim/20 dize. Kaynak aparatı: dize 17 “cünun”: SOURCE_VISIBLE_ODD_SURFACE_PRESERVED_NO_GUESS dize 18 “dun”: SOURCE_VISIBLE_ODD_SURFACE_PRESERVED_NO_GUESS Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHisâr-ı Ma’rifet
Gülşen-i bâğ-ı şeriat oldu kâr-ı ma’rifet
Âşık Ömer · Musammat

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

arz-ı cemâl

Güzelliğini gösterme.

şûrîde hâl

Perişan/coşkun hâlli.

muhâl ender muhâl

İmkânsız içinde imkânsız.

Şâdilik kasrına

Mutluluk sarayına.

hasbıhâlim

Hâlimi anlatışım.

Rişte-i aşkı

Aşk ipini.

Cism-i zârım

İnleyen bedenim.

pâyimâl

Ayak altında kalmış.