Habîbisin Cenâb-ı Kibriyânun Yâ Resûlallâh
Naat, Hz. Muhammed'i peygamberlerin önderi ve günahkârların şefaatçisi diye anar; miraç ve Levlâk göndermelerini tarihsel yaratılış öğretisi içinde kurar. Kapanış, Fahrî'nin mahşerde şefaat dileğine ve peygamber sözünün inci imgesine bağlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Habîbisin Cenâb-ı Kibriyânuñ Yâ Resûla’llâh
Şefî‘isin cemî‘-ı ‘âsiyânuñ Yâ Resûla’llâh
1Ey Allah'ın elçisi, yüce Allah'ın sevgilisisin;
2bütün günahkârların şefaatçisisin.
- 2
Gürûh-ı mürselînüñ şâhısın sen iki ‘âlemde
İmâmısın cemî‘-ı enbiyânuñ Yâ Resûlallâh
1İki dünyada peygamberler topluluğunun şahısın;
2ey Allah'ın elçisi, bütün peygamberlerin önderisin.
İki âlemde peygamberler topluluğunun şahı ve bütün peygamberlerin önderi denir. Paralel dizeler yeni bir olay anlatmaz; üstünlük söylemini hükümdarlık ve imamlık unvanlarıyla kuvvetlendirir.
- 3
Mübârek makdemüñ ‘arşa irişdi ân-ı vahdetde
Anuñ-çün berter oldı hâl-i şânuñ Yâ Resûla’llâh
1Kutlu gelişin birlik anında arşa erişti;
2bu yüzden makamının şanı üstün oldu.
Kutlu gelişin birlik anında arşa erişmesi, makamın üstünlüğünün gerekçesi yapılır. Beyit miraç çağrışımını şiirin övgü dili içinde taşır; fiziksel yolculuğun ayrıntılarını kaynakta olmayan biçimde tamamlamaz.
- 4
Hudâ medh eyleyüb zâtuñ didi ‘’ şânuñda
Sen olduñ ‘illeti kevn ü mekânuñ Yâ Resûla’llâh
1Allah seni överken şanın hakkında 'Levlâk' dedi;
2ey Allah'ın elçisi, varlık ve mekânın sebebi sayıldın.
“Levlâk” sözü Allah'ın peygamberi övmesi olarak aktarılır ve varlıkla mekânın sebebi sayılmasına bağlanır. Bu, tarihsel yaratılış öğretisinin naat içindeki ifadesidir; bilimsel kozmoloji iddiası değildir.
- 5
Salât ile selâm olsun zamân-ı haşre dek biñ biñ
Nişâd-ı nişânuñ Yâ Resûla’llâh
1Mahşer zamanına dek sana binlerce salât ve selâm olsun;
2senin nişanın cennet bahçesinin sevincidir.
Mahşer zamanına kadar salât ve selâm dileği süreklilik bildirir. Peygamberin nişanının cennet bahçesinin sevinci sayılması, somut bir işaret tarifinden çok övgüyü cennet imgesiyle genişletir.
- 6
Bu Fahrî-i günâhkâra şefâ‘at eyle mahşerde
Çü red olmaz kelâm-ı Yâ Resûla’llâh
1Mahşerde bu günahkâr Fahrî'ye şefaat et;
2çünkü inci saçan sözün geri çevrilmez, ey Allah'ın elçisi.
Kapanışta genel naat Fahrî'nin mahşerde şefaat dileğine döner. İnci saçan sözün geri çevrilmeyeceği hükmü, isteğin kabulünü belgeleyen dış bilgi değil şairin güvenini ifade eden mecazdır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:n131-pdf169-printed160. Ana DEÜ neşri n131, DEU PDF169 / basılı s. 160; şiir 132 aynı sayfada başlar; 12 dize ve basılı ölçü kalıbı. Bağımsız Marmara neşri Marmara PDF102 / basılı s. 80; şiir 132 aynı sayfada başlar. Yalnız araştırma amacıyla kullanılabilen tam metin gövdeye alınmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hakkın ihsânına şükr eyle gönül sen rûz-ı şebMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
Hz. Muhammed, yüce Allah'ın sevgilisi ve bütün günahkârların şefaatçisi diye anılır. İki unvan aynı kişiye yönelirken şefaat iddiası şiirin tarihsel naat inancı olarak korunur.