DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nevres-i Kadîm/Hadîs-i la‘l-gâhı gâh evsâf-ı meyân söyler
Gazel · 18. yüzyıl

Hadîs-i la‘l-gâhı gâh evsâf-ı meyân söyler

Gazel, çok konuşan şairi sözün özünü bilmemekle eleştirir; gül tahtındaki bülbül ve Rüstem destanı üzerinden süs ile hakikat arasındaki farkı sorgular.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hadîs-i la‘l-gâhı gâh evsâf-ı meyân söyler

    Sözin aslını bilmez hemân söyler

    1Kimi zaman yakut dudağın sözünü, kimi zaman ince belin vasıflarını anlatır.

    2Çok konuşan şair sözün aslını bilmez; durmadan söyler.

    Çok konuşan şair kimi zaman yakut dudağı, kimi zaman ince beli anlatır; fakat sözün özünü bilmediği ileri sürülür. Beyit konu çeşitliliğini şiir bilgisiyle eşitlemeyen bir poetika eleştirisidir.

  2. 2

    Alup etrâfını bülbül-i zârın

    Oturmış sandalî-i şâh-ı gülde dâstân söyler

    1İnleyen bülbülün çevresini gonca çocukları sarmış.

    2Gül şahının sandalyesine oturup destan anlatır.

    İnleyen bülbülün çevresini gonca çocukları sarar; kuş, gül dalının sandalyesinde destan anlatan hükümdar gibi oturur. Bahçe sahnesi şiir söyleme eylemini küçük bir saray gösterisine dönüştürür.

  3. 3

    Bu mazmûn ile ancak kasdı tezyîn etmedür nazmın

    İnanma dâstân-ı Rüsteme Tûsî yalan söyler

    1Bu mazmunla amaç yalnızca şiiri süslemektir.

    2Rüstem destanına inanma; Tûsî yalan söyler.

    Beyit, mazmunun yalnız nazmı süslemek için kullanıldığını açık eder ve Tûsî’nin Rüstem destanına inanılmamasını söyler. ‘Yalan’ sözü tarihsel kişilik hükmü değil, kurmaca ile hakikat üzerine sert bir edebî şakadır.

  4. 4

    Kalem mahrem değildir -yı va‘de-i vasla

    Baña çeşm-i suhen-gûsı o şûhuñ söyler

    1Kalem, kavuşma vaadinin konuşmasına sırdaş değildir.

    2O güzelin söz söyleyen gözü bana dilsizce anlatır.

    Kalem kavuşma vaadinin gizli konuşmasına sırdaş olamaz; sevgilinin söz söyleyen gözü bunu dilsizce anlatır. Yazılı sözün yetmediği yerde bakış, hem sessiz hem daha doğrudan bir haber aracına dönüşür.

  5. 5

    Girer mi âsitân-ı miyâna bir dahı Nevres

    ‘Aceb ol şûh-ı bî-pervâ benümle ne zamân söyler

    1Nevres, ince belin eşiğine bir daha girer mi?

    2Acaba o kaygısız güzel benimle ne zaman konuşur?

    Şair, Nevres'in ince belin eşiğine bir daha girip giremeyeceğini ve kaygısız güzelin ne zaman konuşacağını sorar. Eşik imgesi beden ile mekânı birleştirir; gazel kesin cevap vermeden bekleyişle kapanır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.bc45eadf-aeeb-48d8-9245-da3635d98249:g-xxx-pdf269. G-XXX, PDF 269/basılı 231; 10 dize ve basılı Mefâ'ilün Mefâ'ilün Mefâ'ilün Mefâ'ilün. Kaynak beş beyitlik bir ana gövde verir. Profil-bitişik CC BY 4.0 ilişkisi korunur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHezâra söylemesinden olur kafes mahbesNevres-i Kadîm · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

la‘l-gâh

Yakut renkli dudak

şâ‘ir-i pür-gû

Çok konuşan şair

etfâl-i gonca

Gonca çocukları

güft-gû

Konuşma

âsitân-ı miyân

İnce belin eşiği; şiirsel tamlama

bî-zebân

Dilsiz, dil kullanmadan