Nevres-i Kadîm kimdir?
Nevres-i Kadîm, Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nün kaydına göre asıl adı Abdürrazzâk olan ve Kerkük'te doğan bir divan şairidir; 19. yüzyıl şairi Osman Nevres'ten ayırt edilebilmesi için Nevres-i Kadîm şeklinde anılagelmiştir. Doğum tarihi, tahsilini nerede yaptığı ve kimlerden ders aldığı bilinmemektedir.
TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi onu Lâle Devri'nin kapandığı dönemde yıldızı parlayan en önemli sanatkârlar arasında sayar, kendine mahsus tavır ve eda sahibi bir şair olarak niteler ve Tanzimat yazarlarının onu divan şiirinin üstatları arasında zikrettiğini belirtir.
Hayatı ve yaşadığı çevre
Asıl adı Abdürrazzâk'tır ve Kerkük'te doğdu; TEİS doğum tarihinin bilinmediğini açıkça yazar. TDV maddesi eserlerinden iyi bir medrese tahsili gördüğünün, Arapça ve Farsçayı çok iyi bildiğinin anlaşıldığını kaydeder. TEİS, Kazasker Seyyid Abdullâh'ın kızıyla evlendiğini ve bu evlilikten bir oğlu olduğunu söyler.
Görev hayatı Hekimoğlu Ali Paşa'nın yanında kâtiplikle başladı; TDV maddesi ilk görevini paşanın Tebriz cephesi seraskerliğinde (1138/1726) resmî mektupçuluk olarak verir ve Ali Paşa sadrazamlığa yükselince şairi kütüphanesine hâfız-ı kütüb tayin ettiğini yazar. Ardından müderrislik (1147/1734), Üsküdar Suğrâ Mahkemesi nâibliği ve kadılıklar geldi: 1154/1741'de Bosna, 1161/1748'de Tokat, 1162/1749'da Filibe. TEİS bu listeye Kütahya kadılığını da ekler.
Sürgünlerinin sebebinde kaynaklar birleşir. TEİS, Resmo ve Bursa'da uzun yıllar sürgünde kalmasının sebebi olarak kaynakların dilini tutamamasında birleştiğini yazar; TDV maddesi keskin söyleyişi ve küfürbaz oluşu yüzünden gücendirdiği insanların sık sık şikâyet ettiğini, Bosna görevinden azledildikten sonra beş yıl geçim sıkıntısı çektiğini ve Sadrazam Tiryâkî Mehmed Paşa'nın gazabına uğradığını kaydeder.
Filibe kadılığından azledilince I. Mahmud'un fermanıyla önce Edirne'de birkaç ay kaldı, ardından Girit'teki Resmo kasabasına sürüldü. Orada altı yıl geçirdikten sonra III. Osman döneminde sürgün yeri Bursa'ya çevrildi. TDV maddesi Haşmet Efendi ile birlikte 6 Mayıs 1762'de Bursa'ya sürüldüğünü yazar; TEİS aynı tarihi 12 Şevval 1175 / 6 Mayıs 1762'de Bursa'ya ikinci defa sürgün edilmesi olarak kaydeder. Bursa'ya varışından sonra öldü.
Mezarı konusunda iki kaynak ayrılır: TEİS, Bursa'daki Üftade Camii haziresine defnedildiğini yazar; TDV maddesi kabrinin yerinin belli olmadığını, ancak mezar taşının Bursa Müzesi'nde bulunduğunu söyler ve ölümü için düşürülen tarih mısraını verir.
Şiir anlayışı ve dili
TEİS, dilinde iki yönün bir arada bulunduğunu belirtir: açık, anlaşılır, sade ve külfetsiz söyleyişlerin yanı sıra üçlü, dörtlü, beşli zincirleme isim ve sıfat tamlamalarıyla yüklü, anlaşılması zor ve çetrefil bir dil.
Aynı madde Sa'dî ve Urfî gibi İranlı şairleri takip ettiğini; Nâbî, Nedîm ve Koca Râgıb Paşa'nın gazellerine nazireler yazdığını, kendi şiirlerine de çok sayıda şairin nazire yazdığını kaydeder.
TDV maddesi divanında hiciv özelliği taşıyan manzume bulunmadığını, buna karşılık sosyal şikâyetlerin, zamanındaki hatalı anlayışların ve tarihî vakaların şiirlerinde sık yer aldığını belirtir.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Türkçe DîvânTEİS 3388 beyit olarak verir; TDV maddesi 317 şiir ve 3388 beyit dökümünü yazar.
- Farsça Dîvân1132 beyit.
- Gazve-i Bedr371 beyitlik mesnevî.
- Târîhçe-i NevresMensur eser.
- Münşe'ât83 mensur parçadan oluşur.
- Mebâligu'l-HikemTercüme.
- Tercüme-i Târîh-i Cihângîr ŞâhTercüme eser.
Edebiyat tarihindeki yeri
TDV İslâm Ansiklopedisi, Nevres-i Kadîm'i Lâle Devri'nin kapandığı dönemde yıldızı parlayan en önemli sanatkârlar arasında sayar ve Tanzimat yazarlarının onu divan şiirinin üstatları arasında zikrettiğini kaydeder. TEİS ise 18. yüzyılın orta devresinde edebî kudretiyle temayüz ettiğini ve ayrı bir şahsiyet gösterebildiğini yazar; kendisine yazılan çok sayıda nazire de bu maddede kayıtlıdır.
Hayat bilgileri TEİS kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
TEİS kaydını aç ↗