DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nevres-i Kadîm/Ne safveti ne neşâtı ne kârı kalmışdur
Gazel · 18. yüzyıl

Ne safveti ne neşâtı ne kârı kalmışdur

Aşk şarabının neşesi çekilmiş, geriye mahmurluk, gözyaşı ve yaralı beden kalmıştır; gazel kaybı pervane, kırık şişe ve Cem'in kadehi çevresinde düşünür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ne safveti ne neşâtı ne kârı kalmışdur

    Mey-i muhabbetüñ ancak humârı kalmışdur

    1Ne berraklığı, ne neşesi, ne de işe yarar bir yanı kaldı.

    2Aşk şarabından yalnız mahmurluk kaldı.

    Aşk şarabının berraklığı, neşesi ve yararı tükenmiş; geriye yalnız mahmurluk kalmıştır. Redifin ilk kullanımı, zevk veren içkinin ardından süren bedensel ve duygusal ağırlığı kayıp bilançosunun başına koyar.

  2. 2

    Güşâyiş-i gül-i maksûdı görmedük hergiz

    Bize bu gül-şen-i dehrüñ hezârı kalmışdur

    1Arzulanan gülün açıldığını hiç görmedik.

    2Bu dünya gül bahçesinden bize yalnız hezâr kaldı.

    Arzulanan gülün açılışı hiç görülmez; dünya bahçesinden konuşana yalnız ‘hezâr’ kalır. Sözcük hem bin sayısını hem bülbülü çağrıştırdığı için kaybın büyüklüğü ile bahçenin sesi aynı kelimede tutulur; bu çift anlam modern dizeye açıklama notu olarak sokulmaz.

  3. 3

    Fedâ-yı gayret-i pervâneyüm ki ‘âlemde

    Ne bir ‘alâmeti var ne mezârı kalmışdur

    1Dünyada pervanenin gayretine kendimi feda ederim.

    2Ondan ne bir işaret ne de bir mezar kaldı.

    Konuşan, ışığa yönelip kendini tüketen pervanenin gayretine kendisini feda eder. Pervaneden işaret veya mezar kalmaması, aşk uğruna yok oluşun ardında anıt bırakmayan niteliğini vurgular.

  4. 4

    Şikest-i şîşeye ey harîs olma

    Cemüñ bu bezmde bir yâdigârı kalmışdur

    1Ey denetçi, şişeyi kırmaya bu kadar heves etme.

    2Bu mecliste Cem'den yalnız bir hatıra kaldı.

    Muhtesibin şişeyi kırma hevesi, kadehi yalnız içki kabı olmaktan çıkarır; o, Cem’den meclise kalan hatıradır. Uyarı yasak ile kültürel hafıza arasındaki çatışmayı kırılacak nesne üzerinden kurar.

  5. 5

    Yolunda bezl edecek Nevresüñ fakat şimdi

    Bir eşki bir de ten-i dâğ-dârı kalmışdur

    1Şimdi Nevres'in senin yoluna saçabileceği yalnız şunlardır:

    2Bir gözyaşı ve yaralarla kaplı bir beden kaldı.

    Mahlasta Nevres’in sevgili yoluna saçabileceği maddi bir servet kalmamıştır. Son iki varlık gözyaşı ile yaralı bedendir; gazelin art arda saydığı eksilmeler konuşanın kendi bedeninde tamamlanır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.bc45eadf-aeeb-48d8-9245-da3635d98249:g-xviii-pdf263-264. G-XVIII, PDF 263–264/basılı 225–226; 10 dize ve basılı Mefâ'ilün Fe'ilâtün Mefâ'ilün Fe'ilün. Bu kayıtta ana beş beyitlik gövde korunmuş; sayfa altındaki XVIII-3 için verilen yedek beyit gövdeye katılmamıştır. Profil-bitişik CC BY 4.0 ilişkisi korunur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNe tünd-i bâd ne bârân yıkar ne kâr yıkarNevres-i Kadîm · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

humâr

İçki sonrası mahmurluk; burada aşkın yorgunluğu

hezâr

Bin; aynı zamanda bülbül çağrışımı taşıyan söz oyunu

pervâne

Mum çevresinde yanmayı göze alan âşık imgesi

muhtesib

Kamusal düzeni ve içki yasağını denetleyen görevli

dâğ-dâr

Yaralı, dağlanmış

gül-şen-i dehr

Dünya gül bahçesi