Hak yoluna gidenlerin elinde asa olsam
Şair Hak yolcularına asa, pirleri öven dillere kurban ve inkârcıyla savaşana silah olmayı diler. Ustaya çıraklık yakınla uzağı bir eder; beden tarak, kül ve savrulan harman olarak sevgiliye adanır. Sonunda Seyrânî deryaya akan ırmağın bir damlası olmayı ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hak yoluna gidenlerin
olsam ellerine
1Hak yoluna gidenlerin,
2Ellerinde asa olsam.
- 2
Er vasfın edenlerin
Kurban olsam dillerine
1Ereni ve piri övenlerin,
2Dillerine kurban olsam.
Eren ile pirin vasfını söyleyen dillere kurban olma dileği, hizmeti bedenden söze genişletir. Seyrânî doğru kişileri anan ve öğreten konuşmanın yaşaması için kendisini feda etmeye hazırdır.
- 3
Torunuyuz bir dedenin
Tohumuyz bir bedenin
1Hepimiz bir dedenin torunlarıyız.
2Bir bedenin tohumuyuz.
Tek dedenin torunu ve tek bedenin tohumu olmak insanlar arasındaki kök birliğini vurgular. Şair manevi soy fikriyle ayrılıkları aşar ve topluluğu aynı kaynaktan çoğalan parçalar sayar.
- 4
ile cenk edenin
Silâh olsam bellerine
1İnkârcıyla savaşanın,
2Belinde silah olsam.
İnkârcıyla savaşanın belinde silah olma isteği hizmetin koruyucu yüzüdür. Seyrânî kendi gücünü kullanan kahraman değil, haklı mücadele sahibinin elinde işe yarayan araç olmak ister.
- 5
Bir üstada olsam
Bir olurdu yakın uzak
1Bir ustaya çırak olsam,
2Yakın ile uzak bir olurdu.
Usta-çırak ilişkisi mesafeyi ortadan kaldırır; bilgi ve terbiye yakın ile uzağı aynı yola getirir. Çıraklık, kendi başına ilerlemekten daha hızlı manevi erişim sağlayan bağdır.
- 6
Kemiğimi yapsa tarak
Yar zülfünün tellerine
1Kemiğimi tarak yapsa,
2Sevgilinin saç tellerine değse.
Kemiğin tarak yapılıp sevgilinin saçına değmesi, ölümden sonra bile yakınlık arzusudur. Bedenin sert parçası ince bakım aracına dönüşerek sevilen saç tellerine hizmet eder.
- 7
Vücudümü kavursalar
Yönüm yare çevirseler
1Bedenimi kavursalar,
2Yüzümü sevgiliye çevirseler,
Bedenin kavrulması ve yüzün sevgiliye çevrilmesi, yok oluş anında bile yönün korunmasını ister. Ateş bedeni tüketir ama sevginin kıblesi değişmez.
- 8
gibi savursalar
Muhabbetin yellerine
1Harman gibi savursalar,
2Sevginin rüzgârlarına katsalar.
Harman gibi savrulmak benliği parçalara ayırır; sevginin rüzgârı bu parçaları taşıyan güçtür. Şair bütünlüğünü kaybetmeyi korku değil muhabbet içinde yayılma olarak kabul eder.
- 9
Vakit kalmadı durmağın
Kaldır SEYRANÎ parmağın
1Beklemeye vakit kalmadı.
2Seyrânî, parmağını kaldır.
Vaktin kalmaması Seyrânî’yi karar işareti olan parmağı kaldırmaya çağırır. Bu hareket beklemeyi bırakıp birliğe katılmayı seçen iradenin görünür ve son işaretidir.
- 10
Deryaya akan ırmağın
olsam sellerine
1Deryaya akan ırmağın,
2Sellerine bir damla olsam.
Deryaya koşan ırmağın tek damlası olmak, küçük benliği büyük manevi akışta eritme arzusudur. Şair damlanın yok olmasını değil, asıl suya karışarak anlamını tamamlamasını ister.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Seyrânî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Seyrânî bölümü, 9 numaralı metin: 20 özgün dize ve 10 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-seyrani-n9-FB6B5C48C8DC.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hüsne mağrur olma ey ruyi mahımSeyrânî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)→
Asa olmak Hak yolcusunun yükünü taşımak ve adımına destek vermektir. Şair kendi yürüyüşünü öne çıkarmak yerine doğru yolda giden başkasına dayanma aracı olmayı diler.