DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Hulûsî/Hakka Kulluk Eyleyenler Tendeki Cânım Benim
Gazel · 19. yüzyıl

Hakka Kulluk Eyleyenler Tendeki Cânım Benim

Hakk yolundakileri kendi canı sayan gazel, melâmet hırkasını giyip gönülde gizli Allah evini bayındır etmeyi anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hakka kulluk eyleyenler tendeki cânım benim

    Yollarına cân virenler cânda cânânım benim

    1Hakk'a kulluk edenler bedenimdeki canımdır.

    2Onların yoluna can verenler, canımdaki sevgilimdir.

    Matla iki ayrı topluluğu tek bir benlikte toplar: Hakk'a kulluk edenler şairin tenindeki can, o yola can verenler ise canının içindeki canandır. Kulluk ile fedakârlık arasındaki basamak farkı, ten ve cân sözcüklerinin iç içe geçtiği iki katmana yerleştirilir.

  2. 2

    Gel beni dahl itme sûfî medh ü zemmi birledim

    Nefsimi içün âlemde hem şânım benim

    1Ey sûfî, gelip beni işine katma; övgüyle yergiyi birledim.

    2Nefsimi düzeltmek, bu dünyadaki şanımdır.

    İkinci beyit doğrudan sûfîye seslenip ondan karışmamasını ister. Medh ü zemmi birledim sözü övgü ile yergiyi tek değere indirir; dışarıdan gelen hüküm böylece geçersizleşir. Geriye kalan tek uğraş nefsi ıslah etmektir ve şair bunu âlemdeki şanı sayar.

  3. 3

    Yek nazar kıldım tecellî zâtımı pâk eyledi

    Zâhidâ sen añlamazsın Hakkdır ol kânım benim

    1Tek bir bakış ettim; tecelli özümü arıttı.

    2Ey zâhit, sen anlamazsın; benim madenim Hakk'tır.

    Üçüncü beyitte tek bir bakış anlatının dönüm noktasıdır: yek nazardan sonra tecelli, konuşanın zâtını arıtır. Ardından söz zâhide döner ve ona anlayamayacağı söylenir; kân sözü Hakk'ı, içinden cevher çıkarılan bir maden gibi konumlandırır.

  4. 4

    Işk içinde ben hırkasın giydim ise

    Fahr-ı âlem ışkına bil oldı üryânım benim

    1Aşk içinde melâmet hırkasını giydiysem,

    2âlemin övüncünün aşkıyla benim çıplaklığımdır.

    Dördüncü beyit melâmet hırkasını giymeyi kabul eder ama sonucu tersine çevirir: giyinmek burada örtünmek değil üryân kalmaktır. Çıplaklık Fahr-i âlem aşkına bağlandığı için kınanma, gösterişten arınmanın işaretine dönüşür.

  5. 5

    Her gelen bir bir vatan tutmış fenâ gülzârını

    Lâ-mekânım sorsa vâiz nerde emkânım benim

    1Her gelen, yokluk gül bahçesini birer vatan tutmuş.

    2Vaiz mekânımı sorarsa: ben mekânsızım; imkânım nerede?

    Beşinci beyitte gelen herkes fenâ gül bahçesini vatan edinmiştir; yerleşme sözü geçicilik üzerine kurulur. Vaizin mekân sorusuna şair lâ-mekân diye karşılık verir ve emkân ile lâ-mekân arasındaki ses yakınlığını soruyu boşa çıkarmak için kullanır.

  6. 6

    Gizlü beytu’llâhı yapdım dilde ma‘mûr eyledim

    Şeyh Hulûsî arz iderken geldi Sübhânım benim

    1Gizli Allah evini gönülde kurup bayındır ettim.

    2Şeyh Hulûsî arz ederken benim Sübhân'ım geldi.

    Makta ibadet mekânını dışarıdan içeriye taşır: gizli Beytullah gönülde kurulur ve ma‘mûr edilir. Şair mahlasını arz eden özne olarak anar; arz bitmeden Sübhân'ın gelmesi, isteğin dile getirilişiyle karşılığının aynı ana sığdığını söyler.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf393-printed380-n333. Numara 333, sonraki numaradan önce biten tam 12 dizedir; gerçek PDF görüntüsü, basılı ölçü ve şiir sınırı doğrulandı. Profil-bitişik CC BY 4.0 bağlantısı vardır; PDF içine gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHüsnüñ Gülün Gördi İse Cânânı Seyrân Eyleye
Hüsnüñ gülün gördi ise cânânı seyrân eyleye
Ömer Hulûsî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

dahl etmek

Karışmak

medh ü zem

Övgü ve yergi

ıslâh

Düzeltme

melâmet

Kınanmayı göze alan tasavvuf yolu

üryân

Çıplak

beytu’llâh

Allah'ın evi