Hâl-i ruha cây-ı nişest olmuş süveydâ câ-be-câ
Türkçe ve Farsçanın dönüşümlü kullanımı, âşığın yönünü kaybetmiş hâlini doğrudan biçime taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hâl-i ruha cây-ı nişest olmuş süveydâ câ-be-câ
İn habbetü’s-sevdâ besest der-kiştzâr-ı dil me-râ
Bîhûde çekdik çün ta’ab bir reh-nümâ yok mu ‘aceb
Mândîm der-râh-ı taleb ser-menzil-i cânân kücâ
Ey Yûsuf-ı olsun meded zülfüñ
Üftâde der- dil-teşneem bî-dest ü pâ
Lutf et çıkar pîrâheni göster o gül gibi teni
Cân-ı menî cân-ı menî hwâhem şevem yek-ten tu-râ
Vehbî ne buldum hem-nefes ne kimse oldu dâd-res
Der-râh-ı gam hem-çün kerdem besî feryâdhâ
1Yanağındaki ben, gönlün karanlık köşesine yer yer oturmuş.
2Bu kara tane, benim gönül tarlama yeter.
3Boş yere zahmet çektik; acaba bir yol gösteren yok mu?
4Arayış yolunda kaldık; sevgilinin menzili nerede?
5Ey gül gömlekli Yusuf, yardım et; saçın bana ip olsun.
6Çene kuyusuna düşmüşüm; susuz, elsiz ve ayaksızım.
7Lütfet, gömleğini aç ve o gül gibi teni göster.
8Sen benim canımsın; seninle tek beden olmak isterim.
9Vehbî ne bir sırdaş buldu ne de yardımına koşan oldu.
10Gam yolunda kervan çanı gibi çok feryat ettim.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Sünbül-zâde Vehbî Mehmed Efendi adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Internet Archive kaydındaki tarihî taramaya bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Türkçe ve Farsçanın dönüşümlü kullanımı, âşığın yönünü kaybetmiş hâlini biçime taşır. Yanağın kara beni gönlün karanlık merkezine ekilmiş tek bir tohum gibi görünür; Yusuf'un gömleği, saçtan ip ve çene kuyusu imgeleri arayışı derinleştirir. Vehbî'nin yol arkadaşı bulamayışı, feryadı kervan çanına dönüştürür.