Hâl nedir kâl nedir bilmeziz
Mezâkî gazeline tahmis, hâl ile sözden başlayıp zaman, mal ve giysiye kadar dünyevî ölçüleri reddeder; yokluk sofrasında doyan, aşk tekkesinde başı açık gezen derviş topluluğunu konuşturur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hâl nedir kâl nedir bilmeziz
Rûh nedir bâl nedir bilmeziz
nedir bilmeziz
Mürşid-i sad sâl nedir bilmeziz
Müşkil ü hallâl nedir bilmeziz
Gördüğümüz bile
Olmadı mastûr kitâb-ı dile
Gayrı bizim müşkilimiz kim bile
Gam mı yeriz mâzi vü müstakbele
Biz ki bugün hâl nedir bilmeziz
Şemme alışmış lebimiz zevk ile
Külhana bağlı başımız tavk ile
Sanma döner zümremizi avk ile
Cân atarız aşk adına şevk ile
Yanımızda ihmâl nedir bilmeziz
Bulmuş iken yokluğu bî mâyemiz
Sıfr ile hem pür olalı âyemiz
Zülf ü ruhi fikridir endîşemiz
olalı sermâyemiz
Nukra nedir mâl nedir bilmeziz
Gözde hayâlin edeli pîşemiz
Eyledi tenvîr o perî pîşemiz
Derd ü firâk ile olub işemiz
Zülf ü ruhi fikridir endîşemiz
Mâh nedir sâl nedir bilmeziz
cihangîriyiz
Kût-i adem süfresinin sîriyiz
Yalın ayaklı takımın yüriyiz
Tekye-i aşkın baş açık pîriyiz
Hırka nedir şâl nedir bilmeziz
Hergiz ey Es’ad gezeriz aşk ile
Âhen-i aklı deleriz aşk ile
Fikr-i hakîmi çeleriz aşk ile
Biz ki Mezâkî geçeriz aşk ile
nedir bilmeziz
1Hâl nedir, söz nedir bilmeyiz;
2ruh nedir, kanat nedir bilmeyiz.
3Açılma nedir, özet nedir bilmeyiz;
4yüz yıllık mürşit nedir bilmeyiz.
5Güçlük ve onu çözen nedir bilmeyiz.
6Gördüğümüz gayb âlemi bile
7gönül kitabında örtülü kalmadı.
8Artık bizim güçlüğümüzü kim bilebilir?
9Geçmişe ve geleceğe üzülür müyüz?
10Biz bugün hâl nedir bilmeyiz.
11Dudağımız zevkle güzel kokuya alışmış;
12boynumuz halka ile külhana bağlıdır.
13Topluluğumuzun engelle geri döneceğini sanma;
14aşk adına şevkle can atarız.
15Bizim yanımızda ihmal nedir bilmeyiz.
16Sermayesizliğimiz yokluğu bulmuşken,
17sıfırla birlikte ayetimiz de doldu.
18Düşüncemiz saç ile yanağın fikridir;
19gözyaşı akçesi sermayemiz olduğundan beri
20gümüş nedir, mal nedir bilmeyiz.
21Hayalini gözde meslek edindiğimizden beri,
22o peri işimizi aydınlattı.
23İşimiz dert ve ayrılık olduğundan beri,
24düşüncemiz saç ile yanağın fikridir;
25ay nedir, yıl nedir bilmeyiz.
26Yoksulluk saltanatının cihan fatihleriyiz;
27yokluk sofrasının azığıyla doymuşuz.
28Yalın ayaklı takımın önderleriyiz;
29aşk tekkesinin başı açık piriyiz.
30Hırka nedir, şal nedir bilmeyiz.
31Ey Esad, daima aşkla gezeriz;
32aklın demirini aşkla deleriz.
33Bilgenin düşüncesini aşkla çeleriz.
34Ey Mezâkî, biz aşkla geçip gideriz;
35hile nedir, düzen nedir bilmeyiz.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Vak’anüvis, Sahaflar Şeyhizâde) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
“Bilmeziz” redifi bilgisizlik değil, dünyevî kategorileri aşma iddiasıdır. Gayb âlemi gönül kitabında açılırken geçmiş ve gelecek önemini kaybeder. Sıfır ve yokluk, eksiklik değil manevî sermaye olur; gözyaşı paranın yerini alır. Son bent yoksulluğu saltanat, yalın ayaklılığı önderlik sayar; Esad ve Mezâkî mahlasları, aşkla gezen çoğul sesin hitap durakları olarak belirginleşir.