Hüsn-i ân-ı dilbere vardır güzel idrâkimiz
Gazel, sözsüz anlamı kavrayan gönül ile sevgilinin örtüsünü açmaya çalışır; ateşli yanağın âşıkları yakışını, ayrılık orucunda beliren kavuşma ipliğini ve çevik kalemin hareketini anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hüsn-i ân-ı dilbere vardır güzel idrâkimiz
fehm eyler dil-i idrâkimiz
Kılma ey mehlikâ ruhsârını
oldu çeşm-i pâkimiz
Âteşin ruhsârı âlemsûz iken şâyestedir
Oldu sertâpâ kebâb ecsâm-ı âteşnâkimiz
Rişte-i vaslı göründü iken
Hayretinden tutmadı ammâ yed-i imsâkimiz
Merkez-i yek noktada sad güne cevlân arz eder
Es’adâ seyr et
1Sevgilinin o özel güzelliğini iyi kavrarız;
2anlayışlı gönlümüz sözsüz anlamı bile çözer.
3Ey ay yüzlü, yanağını örtünün ardında gizleme;
4temiz gözümüz güzellik aynasının cilası oldu.
5Ateşli yanağı dünyayı yakarken elbette uygundur:
6ateşli bedenlerimiz baştan ayağa kebap oldu.
7Ayrılık orucundayken kavuşma ipliği göründü;
8ama şaşkınlıktan oruç tutan elimiz onu tutamadı.
9Tek bir noktanın çevresinde yüz türlü dolaşma gösterir;
10ey Esad, çevik kalemimizin kır atını seyret.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Vak’anüvis, Sahaflar Şeyhizâde) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk beyit şiirin kendi anlama gücünü över: lafız yokken bile mana sezilebilir. Temiz göz, sevgilinin yüzünü parlatan ayna cilasıdır. Ateş imgesi bedeni kebaba çevirirken ayrılık oruç, vuslat ise orucu bozacak iplik gibi görünür. Son beyitte kalem kır ata dönüşür ve tek merkez çevresinde sayısız hareket sergiler.