Halim Giray’ın gazelini tahmis
Tahmis, istiğnayı önce nazlı sevgilinin giysisi ve şarabı olarak işler; sonra solan güzellikten uzaklaşarak uzlet, manevî saltanat ve gönül Kaf’ında yuva kuran anka imgesine yönelir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu gün gülzâra geldi bir melek
Elinde gül gibi bir -yı istiğnâ
Yakışmış -yı istiğnâ
Yakışmaz gayrı hûbân giymesün kâlâ-yı istiğnâ
Kad-i yâre biçilmiş câmedir dîbâ-yı istiğnâ
Seninle oldum ey mahbûb-ı zîbâ hemdem ü mahrem
Bana oldu bu dünyâda medâr-ı fahr-i dem ber-dem
Ne âlî himmetim bak ey tarab efrûz-i bezm-i Cem
Miyân-ı meclise nukl olsa bûs-i lâ’lin el sunmam
Beni mest eylemiştir sâkıyâ sahbâ-yı istiğnâ
Ne oldu nükheti kâkül gibi bir anberîn mûyun
Dimağa kalmamış te’sîr-i hükmü ol güzel bûyun
O hây ü hûyi nerde şimdi ol cem’iyyeti kûyun
Bahâr-ı nâzı geçmiş rengi solmuş ol sitem hûyun
Değildir gülzâr-ı hüsnü cây-i istiğnâ
O yâr-ı mehlikânın hasretinden oldu müstağnî
Ümîd-i rağbetinden sohbetinden oldu müstağnî
Gamından mihnetinden firkatinden oldu müstağnî
Dil-i şeydâ hayâl-i vuslatından oldu müstağnî
Ol âfet etmesin şimdengerü hülyâ-yı istiğnâ
Nedendir âşıkâne iltifât etmekte imsâkin
Dolaştım rûz ü şeb etrâfını kûy-i hatarnâkin
Nolur bir kerre olsun görmedim bir lûtf-i gamçâkin
Ezelden nâz ü nihvetle mürekkeb unsur-ı pâkin
Vücûdundan ibârettir begim ma’nâ-yı istiğnâ
Dedim ol dilbere bu hüsn-i berk efsâna aşk olsun
Senin derdin çeken uşşâk-ı sergerdâna aşk olsun
Gamın sahrâlarında fışkıran tûfâna aşk olsun
Cihânda ol gedâ-yı bî ser ü sâmâna aşk olsun
Ki aynında değildir mesned-i ulyâ-yı istiğnâ
Cihân-ı feyz içinde bir cihândır âlem-i uzlet
Füyûzât-ı Hudâ neşr eyler anda bûy-i ulviyyet
Şükûh ü şân-ı dünyâda bulunmaz ma’nevî lezzet
Dayanmaz bâliş-i zertâr-ı câha Hazret-i Neş’et
Odur var ise şimdi
Olur sultân-ı taht-ı ma’nevî bî tâc ü bî leşker
Kalur dûnunda şân ü şevket-i Cemşîd ü İskender
Emîrî kesb eder bir saltanat bî zîb ü bî zîver
Verir şöhret Halîmâ nâmımız dünyâya sertâser
Tutunca kâf-ı dilde âşiyân ankâ-yı istiğnâ
1Bugün gül bahçesine istiğna yüzlü bir melek geldi.
2Elinde gül gibi, billurdan bir istiğna kadehi vardı.
3İstiğnanın güzel kumaşı naz omzuna yakışmış.
4Artık başka güzeller istiğna elbisesini giymesin.
5Bu ipek giysi sevgilinin boyuna göre biçilmiştir.
6Ey güzel sevgili, seninle yakın dost ve sırdaş oldum.
7Bu yakınlık dünyada her an övünç dayanağım oldu.
8Bak, Cem meclisine neşe veren sevgili karşısında ne yüce gönüllüyüm.
9Meclise meze diye yakut dudağının öpücüğü konsa el sürmem.
10Çünkü beni istiğna şarabı sarhoş etmiştir, ey saki.
11Amber kokulu saçın gibi güzel kokun ne oldu?
12O güzel kokunun etkisi artık dimağda kalmadı.
13O gürültülü canlılık, o semtin topluluğu şimdi nerede?
14Naz baharı geçmiş, eziyetçi güzelliğin rengi solmuş.
15Güzellik bahçesi bundan sonra istiğna yeri değildir.
16Gönül o ay yüzlü sevgiliye hasret duymaktan vazgeçti.
17Onun ilgisini ve sohbetini ummaktan vazgeçti.
18Gamından, mihnetinden ve ayrılığından kurtuldu.
19Çılgın gönül kavuşma hayalinden de vazgeçti.
20O afet artık istiğna hülyası kurmasın.
21Âşıklara iltifat etmekte niçin bu kadar cimrisin?
22Gece gündüz tehlikeli semtinin çevresinde dolaştım.
23Bir kere olsun keskin yan bakışının lütfunu görmedim.
24Temiz yaradılışın ezelden beri naz ve gururla yoğrulmuş.
25Ey beyim, istiğnanın anlamı bizzat senin varlığındır.
26O güzele, şimşek gibi parlayan bu güzelliğe aşk olsun, dedim.
27Senin derdini çeken başı dönmüş âşıklara aşk olsun.
28Gamının çöllerinde fışkıran tufana aşk olsun.
29Dünyada o kimsesiz, perişan dilenciye aşk olsun.
30Çünkü istiğnanın yüce makamı onun gözünde değer taşımaz.
31Uzlet âlemi, feyiz dünyası içinde başlı başına bir dünyadır.
32Tanrı’nın feyizleri orada yüceliğin kokusunu yayar.
33Dünya görkemi ve şanında manevî tat bulunmaz.
34Hazret-i Neş’et, altın işlemeli makam yastığına dayanmaz.
35Bugün istiğna makamını süsleyen biri varsa odur.
36Manevî tahtın sultanı taçsız ve askersiz olur.
37Cemşid ile İskender’in şanı ve görkemi onun altında kalır.
38Emîrî süssüz ve ziynetsiz bir saltanat kazanır.
39Ey Halîm, adımızı baştan başa dünyaya duyurur.
40İstiğna ankası gönül Kaf’ında yuva kurunca bu gerçekleşir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Ali Emîrî adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sîne-i şevkimde bir hırz-ı mübînimdir kitâbAli Emîrî Efendi · manzume→
Sekiz bentte anlam belirgin biçimde dönüşür: ilk iki bent sevgilinin gururlu çekiciliğine hayranlık taşır, üçüncü ve dördüncü bentler solma ve vazgeçişi bildirir, son bentler ise istiğnayı dünyalık şandan bağımsız manevî egemenlik olarak yeniden kurar. Halîm Giray dizeleriyle Emîrî ekleri aynı hizada korunmuştur.