DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nazîr İbrahim/Ĥamdüli’llāh kim Ĥamįd Efendi lûŧf-ı Ĥaķ ile
Tarih Manzumesi · 18. yüzyıl

Ĥamdüli’llāh kim Ĥamįd Efendi lûŧf-ı Ĥaķ ile

Hamîd Efendi'nin Edirne kadılığına atanması, ilmi, güzel huyu ve şehir halkının şükrüyle 1173 tarihli manzumede kutlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ĥamdüli’llāh kim Ĥamįd Efendi lûŧf-ı Ĥaķ ile

    Edrine şehrine oldı -ile

    1Tanrı'ya şükür, Hamîd Efendi Tanrı'nın lütfuyla,

    2Edirne şehrine şeref ve şanla kadı oldu.

    Hamîd Efendi'nin Edirne kadılığına gelişi hamd ile duyurulur ve görev Tanrı'nın lütfuna bağlanır. Şeref ve şan, atamanın kamusal itibarını belirtir; ilk beyit olayın kişi, şehir, makam ve dinî şükür çerçevesini birlikte kurar.

  2. 2

    Ǿİlm ü fażl u ile anuñ źātın Ħudā

    Ĥıfž idüp mesrūr ide her lûŧf-ile iĥsān-ile

    1Tanrı onun kişiliğini ilim, erdem ve güzel huyla,

    2korusun ve her lütufla, iyilikle sevindirsin.

    Tanrı'nın Hamîd Efendi'yi ilim, fazilet ve güzel huyla koruması; lütuf ve ihsanla sevindirmesi dilenir. Atamanın meşruiyeti yalnızca yönetim kararında değil, kadıdan beklenen bilgi ve ahlâk niteliklerinde aranır.

  3. 3

    Źātınuñ miŝli bulunmaz ĥāle kılsañ nažar

    Ķavl ü fiǾli cümle anuñ Ǿirfān-ile

    1Duruma bakarsan onun benzeri bulunmaz;

    2sözü ve davranışı irfanıyla bütünüyle beğenilir.

    Duruma bakıldığında benzerinin bulunmaması iddiası, söz ve davranışının irfanla beğenilmesine dayanır. Kişinin konuşması ile eylemi ayrı değerlendirilmez; bilgi, ikisini ortak bir ölçüde uyumlu ve kabul edilir kılan niteliktir.

  4. 4

    Vāśıl-ı olup źātı anuñ

    -ı her lûŧf ola her dem sürūr-ı cān-ile

    1Kişiliği amaçlanan son menzile ulaşsın;

    2her an can sevinciyle bütün lütuflara erişsin.

    Amaçlanan son menzile ulaşma duası, kadılık makamını nihai hedef saymayan daha geniş bir başarı beklentisi kurar. Her an can sevinciyle bütün lütuflara erişmesi dileği, görev hayatını sürekli esenlik ve manevi doyumla tamamlar.

  5. 5

    İstimāǾıyla ahālį cümle mesrūr oldılar

    Birbirin iderler şükr-i -ile

    1Halk bunu işitince bütünüyle sevindi;

    2sonsuz şükürle birbirlerine müjde verirler.

    Halkın atama haberini duyunca sevinmesi ve birbirini sonsuz şükürle müjdelemesi, kararın toplumsal kabulünü gösterir. Haber yukarıdan gelen resmî atama olarak kalmaz; şehir içinde dolaşan ortak sevince dönüşür ve kadının beklenen adaletine dair umut taşır.

  6. 6

    Ĥażret-i Ĥaķ ĥākim-i şehr-i Edirne eyledi

    Böyle bir Ǿālį nejādı Ǿilm ile Ǿirfān-ile

    1Yüce Tanrı onu Edirne şehrine hâkim eyledi,

    2böyle yüksek soylu, ilim ve irfan sahibi birini.

    Yüce Tanrı'nın ilim ve irfan sahibi yüksek soylu kişiyi Edirne'ye hâkim kılması, ilk beyitteki atamayı genişleterek yeniden ifade eder. Soy tek başına yeterli sayılmaz; ilim ve irfan, yönetim yetkisinin temel nitelikleri olarak cümlede onunla birlikte anılır.

  7. 7

    DāǾiyān-ı devletinden didi tārįħin Nažįr

    Oldı dāru’n-naśra Neylį-zāde ĥākim şān-ile

    1Devletin duacılarından Nazîr tarihini söyledi:

    2Neylî-zâde şanla Edirne'ye hâkim oldu.

    Nazîr kendisini devletin duacıları arasına yerleştirip tarih cümlesini söyler. Kapanış Hamîd Efendi'nin Neylî-zâde nisbesini, Edirne'nin ‘dârü'n-nasr’ adını ve şanla hâkim oluşunu birleştirerek atamayı kimlik ve şehirle kesinleştirir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih200-pdf1066-1067; Târihler no.200, basılı 1021-1022/gerçek PDF 1066-1067, basılı yıl 1173; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirĤayf Müsellim-zāde ǾAbdu’llāh Efendi śad dirįġNazîr İbrahim · Tarih Manzumesi

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ķāđį

Şer'î hukuka göre hüküm veren yargıç; sözcüğün kökü hüküm verme anlamındadır.

Ǿizz ü şān

Şeref ve ün. İkili söyleyiş, makam sahibinin hem itibarını hem herkesçe duyulurluğunu birlikte anar.

ĥüsn-i ħulķ

Huy güzelliği. Kişinin bilgisinden ayrı olarak davranışının niteliğini gösterir; övgüde ilim ile yan yana anılır.

müstaĥsen

Beğenilen, güzel görülen; bir davranışın topluluk önünde onaylandığını bildirir.

ser-menzil-i maķśūd

Ulaşılmak istenen son konak. “Menzil” yolculukta konaklanan yerdir; baştaki “ser” yolun bittiği noktayı gösterir.

mažhar

Bir şeyin görünür olduğu, üzerinde belirdiği yer; “-a olmak” kalıbıyla bir lütfa erişmeyi bildirir.

tebşįr

Müjdeleme, sevindirici haberi ulaştırma.

bį-pāyān

Sonu olmayan, tükenmeyen. Baştaki “bį-” olumsuzluk öneki, “pāyān” ise Farsçada son demektir.