Her sabâh olsa dahi mihr-i dırahşân tâli
Şiir, her sabah doğan güneşe rağmen günü karanlık akşama çeviren talihi anlatır. Yaralı gönül gam gecesinde kandil şenliğine dönüşür; umut güneşi doğsa bile gözyaşı sürer ve karanlığa alışmış olanlar aydınlığı göremez.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
dahi tâli
Yine her rûz eder tâli
Lâlezâr-ı dil-i pür-dâğ olup
Her şeb-i gamda eder tarh-ı çerâğân tâli
Seher-i haşre kadar doğsa da mihr-i ümîd
Etirir ehl-i dile eşk-i girîbân tâli
yine rüyet edemez şeb-pere-veş
Her seher mihr-i sıfat olsa nümâyân tâli
1Her sabah parlak güneş doğsa bile,
2talih yine her günü yakası kararmış bir akşama çevirir.
3Yara dolu gönlün lâle bahçesi alev saçarak
4talih, her gam gecesinde bir kandil şenliği kurar.
5Umut güneşi mahşer sabahına kadar doğsa da,
6talih gönül ehlinin yakasına gözyaşı eriştirir.
7Karanlık gün yaşayanlar yarasa gibi yine göremez;
8talih her seher güneş sıfatıyla görünse bile.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sabah, seher, güneş ve kandil imgeleri sürekli ışık üretir; buna karşılık talih her ışığın içine akşam, yara ve gözyaşı yerleştirir. Yarasa benzetmesi, aydınlığın varlığının onu görmeye yetmediğini söyleyerek şiirin kaderci gerilimini tamamlar.