Her tenezzüh ve her müsâmereden
Fâik Ali, gezinti ve sohbetlerde kurulan her bağın ayrılıkla sonuçlanmasını ruhunun değişmez çizgisi olarak anlatır. Güzel yüzlerde ve sanatın tecellilerinde aynı uzak rüyayı arayan kişi, imkânsızın peşinde kalır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
ve her
Yeni bir râbıtayla ayrıldık
Repgüzârımda her tesâdüf eden
Hüsn-i mümtâza âşık u müştâk
Dâimâ böyle âşinâ-yı firâk
Geceler gurbet
Gündüz âvâre-i hayâl ü melâl
Her zaman peyrev-i muhâl olmak
Her güzel yüzde her hakîkatte
Hep o rü’yâyı görmek isteyerek
Her tecellîyi kalb-i san’atte
Bir hayâl-i baîde kalbe etmek
İşte sîmâ-yı rûhumun ezelî
Ve müebbed
1Her gezintiden ve her gece sohbetinden
2yeni bir bağ kurarak ayrıldık.
3Yolumda rastladığım her
4seçkin güzelliğe âşık ve özlemliydim.
5Hep böyle ayrılıkla tanışık kaldım;
6geceler ayrılığı sınayan bir gurbetti.
7Gündüzleri hayal ve kederle başıboş,
8her zaman imkânsızın peşinden giderek,
9her güzel yüzde ve her gerçekte
10hep o rüyayı görmek isteyerek,
11sanat kalbindeki her görünüşü
12uzak bir hayal olarak gönle işleyerek yaşadım.
13İşte ruhumun yüzündeki ezelî
14ve sonsuz çizgiler bunlardır.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Fâik Âli Ozansoy adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir tek bir olaydan çok sürekli bir ruh hâlinin portresidir. Gece gurbet ve ayrılıkla, gündüz hayal ve kederle biçimlenir. Son iki dize, bütün geçici karşılaşmaları ruhun yüzüne kazınmış ezelî ve kalıcı çizgilere çevirir.