Hey ağalar benim nem var illerden
Söyleyen, ağlayışının yabancılardan değil kendi derdinden doğduğunu belirtir ve sevmediği kaba birine verilen güzelin ömür boyu zulüm göreceğini söyler. Gönülleri okuyacak bilge bir kişi aranırken aşkın hâlini bilmeyen el, rakip ve iddiacı eleştirilir; Hasan Dede sevgilinin kendisinden kaçışını sorgular.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hey ağalar benim nem var illerden
Benim ağlıdığım kendi halimdir
1Hey ağalar benim ne ilgim var illerden.
2Benim ağladığım kendi hâlimdir.
- 2
Bir güzeli bir horyada vericek
Ta ölünce ol güzele zulümdür
1Bir güzeli kaba birine verdiklerinde.
2O güzele ölünceye kadar zulüm edilir.
Güzelin kaba birine verilmesi zoraki eşleşmedir; bu kararın ömür boyu zulme dönüşeceği söylenerek evliliğin kalıcı zararı vurgulanır. Güzel ile kaba eş arasındaki uyumsuzluk, zoraki kararın yalnız ilk anda değil bütün ömürde süreceğini düşündürür.
- 3
Şunda bir ge’se
Her kişinin gönlündekini bilse
1Şuraya bilgili, gönül ehli biri gelse.
2Her kişinin gönlündekini bilse.
Bilgili ve gönül ehli birinin gelişi umut edilir; aranan kişi, insanların söylemediği duyguları gönüllerinden okuyabilecek bir anlayış sahibidir.
- 4
Bir kişinin sevdiğini alsa
İle bir gün ona her gün ölümdür
1Bir kişinin sevdiğini eller alsa.
2Başkaları için bir günlük olan, ona her gün ölümdür.
Sevilen kişinin başkalarınca alınması âşık için kesintisiz kayıptır; el için bir gün olan olayın ona her gün ölüm sayılması acının sürekliliğini kurar.
- 5
ne bilsin âşıklığın hâlinden
Dermek ister yarin taze gülünden
1Başkaları âşığın hâlinden ne anlar?
2Sevgilinin taze gülünü dermek ister.
Aşk hâlini bilmeyen ‘el’ anlayışsız kalabalığı temsil eder; sevgilinin taze gülünü derme arzusu, bu dış bakışa rağmen sürer. Taze gülü derme isteği, aşkı anlamayan çevrenin hükmüne rağmen sevgiliye yönelen iradenin canlı kaldığını gösterir.
- 6
ile müddeinin elinden
Benim ciğerciğim dilim dilimdir
1Yabancıların ve rakiplerin elinden,
2Benim ciğerim parça parçadır.
Yabancı ve rakiplerin baskısı karşısında ciğerin dilim dilim olması, toplumsal engeli bedende parçalanma görüntüsüne dönüştürür. Ciğerin parçalanması, rakip ve yabancı baskısının soyut bir engel değil, içeriden duyulan ağır yara olduğunu anlatır.
- 7
Sabahleyin üstümüzden geçersin
Dertli gönüllerin derdin açarsın
1Sabahleyin üstümüzden geçersin.
2Dertli gönüllerin derdin açarsın.
Sabah geçen sevgili yalnız görünmekle kalmaz, dertli gönüllerin yarasını açar; hareketi, çevresindeki âşıkların acısını yeniden canlandırır.
- 8
Bu HASAN DEDE’mden niçin kaçarsın
Demedin mi HASAN DEDE’m kulumdur
1Bu HASAN DEDE’mden niçin kaçarsın.
2Demedin mi HASAN DEDE’m kulumdur.
Hasan Dede sevgilinin kendisinden kaçışını sorgular; daha önce söylenen ‘kulumdur’ sözü hatırlatılarak kaçış ile kabul arasındaki çelişki açığa çıkar.
Metnin kaynağı
Âşık Hasan isnadı, 1938 baskısındaki bölüm yerleşimi ve gövdede görünen mahlas için farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı. İsnadı kesinleşmemiş iki kayıt bu diziye alınmadı.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Âşık Hasan, basılı No. 6, PDF 79–80; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ağalara yönelen soru, anlatıcının yabancılarla ilgisi olmadığını söyler; ağlayışın kaynağı dış çevre değil kendi içindeki ağır hâldir. Soru biçimi, dinleyen ağaları dışarıdaki halktan ayırıp iç derdin doğrudan tanığı olmaya çağırır.