Yârdan Ayrılanın Hâli
Karacaoğlan ağalara seslenerek sevgiliden ayrılan kişinin gözyaşının denize aktığını ve genç yaşta belinin büküldüğünü anlatır. Gül-bülbül bağıyla ayrılığın insanı iş göremez kıldığını söyler; son bentte yüreğin yandığını ve sevgiliden ayrılan kişinin malının sağ yanında hazır bulunması gerektiğini belirtir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hey ağalar böyle m-olur
Hali yardan ayrılanın
1Ey ağalar, böyle mi olur,
2sevgiliden ayrılanın hâli?
- 2
İner dökülür
Seli yârdan ayrılanın
1Sel gibi akan gözyaşı denize iner,
2sevgiliden ayrılanın.
Gözyaşının sele, selin denize dönüşmesi acının miktarını büyütür; kişisel ağlama geniş tabiat akışına karışır. Selin ummana dökülmesi gözyaşını sona erdirmez; küçük kaynağı sınırsız su kütlesine ekler.
- 3
Gökten turnalar çekilir
İner yerlere dökülür
1Turnalar gökten sıra sıra geçer,
2aşağı inip yere dökülür.
Gökteki turnaların yere inişi yükseliş değil çöküş görüntüsüdür; ayrılan kişinin ruh hâli kuş hareketine yansır. Turnaların gökten çekilip yere dökülmesi, ayrılanın yüksekten düşen ruh hâline hareketli karşılık verir.
- 4
On beş yaşında bükülür
Beli yardan ayrılanın
1Daha on beş yaşında bükülür,
2sevgiliden ayrılanın beli.
Henüz on beş yaşındaki belin bükülmesi, ayrılığın insanı vaktinden önce yaşlandırıp bedenini çökerttiğini belirtir. On beş yaş vurgusu bükülen beli daha sarsıcı kılar; ayrılık genç bedene erken ihtiyarlık yükler.
- 5
Gül dikensiz bitmez imiş
gülsüz ötmez imiş
1Gül dikensiz bitmezmiş.
2Bülbül gülsüz ötmezmiş.
Gülün dikene, bülbülün güle bağı kaçınılmazdır; aşkın güzellik kadar acı ve bağımlılık taşıdığı iki tabiat hükmüyle anlatılır. Diken-gül ve bülbül-gül bağları, acının aşktan çıkarılamayacağını iki ayrı zorunlulukla söyler.
- 6
İşe güce yetmez imiş
Eli yardan ayrılanın
1İşe ve güce yetişmezmiş,
2sevgiliden ayrılanın eli.
Ayrılan kişinin eli işe ulaşamaz; duygusal kayıp günlük çalışma gücünü de ortadan kaldıran somut bir yetersizliktir. Elin işe yetmemesi, ayrılığın yalnız duygu değil geçim ve gündelik eylem gücü kaybı olduğunu gösterir.
- 7
KARACAOĞLAN eyler
Ateş aldı yandı yürek
1Karacaoğlan ayrılık çeker.
2Yürek ateş aldı, yandı.
Mahlaslı dizede ayrılık açıkça Karacaoğlan’ın yaşadığı hâl olur; yanan yürek acının bedendeki merkezidir. Ateşin yüreği alması, firakı soyut uzaklık olmaktan çıkarıp mahlas sahibinin bedeninde yakar.
- 8
Sağ yanında hazır gerek
yardan ayrılanın
1Sağ yanında hazır bulunmalı,
2sevgiliden ayrılanın malı.
Malın sağ yanda hazır bulunması ayrılan kişinin sahipliğiyle verilir; kaynak, bunu sevgiliden kalmış bir hatıra diye açıklamadığı için yorum da böyle bir nesne ilişkisi kurmaz.
Metnin kaynağı
Bölüm yerleşimi ve görünür KARACAOĞLAN mahlası birlikte doğrular.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1938; Karacaoğlan bölümü, basılı No. 5, PDF 89; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır, tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Esti bahar yeli söküldü sellerKaracaoğlan · Şiir→
Ağalara yöneltilen soru ayrılığın olağan sayılamayacak hâlini topluluğa gösterir; şair kendi acısına tanık arar. “Böyle mi olur” sorusu hüküm istemekten çok, topluluğun ayrılık acısını olağandışı saymasını bekler.