Hey ağalar niçün mecnun olmayım
Şair ela gözlü maralını yitirdiği için Mecnunluğunu savunur; iyileşmeyen yarayı dağdaki dumana dönüştürür ve uzaklaşan sevgiliyi ay yüzüne taranmış siyah saçlarıyla izler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hey ağalar niçün olmayım
Yitirmişim
olsa sağalmaz yaram
Açma tabib sinem kalsın saralı
Dağlarda gördüğün benim demimdir
Yüreğimde yanan derd ü gamımdır
Hey ağalar giden yavru kimindir
Beni derdli koydu gitti yaralı
Emrah yazılanlar gelirmiş başa
İster isen han ol istersen paşa
Hey ağalar bakın giden
Siyah zülfü mah yüzüne taralı
1Hey ağalar, neden Mecnun olmayayım?
2Ela gözlü ceylanımı yitirdim.
3Bütün dünya hekim olsa yaram iyileşmez;
4ey hekim, göğsümü açma, sarılı kalsın.
5Dağlarda gördüğünüz benim nefesimin dumanıdır;
6yüreğimde yanan dert ve gamımdır.
7Hey ağalar, gidip duran bu yavru kimindir?
8Beni dertli ve yaralı bırakıp gitti.
9Emrah, yazılanların insanın başına geldiğini söyler.
10İstersen han ol, istersen paşa;
11hey ağalar, şu uzaklaşan sala bakın:
12siyah saçı ay yüzünün üzerine taranmış.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emrah (Ercişli) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dörtlükte aşk acısı tıbbın sınırlarını aşar: bütün dünya hekim olsa bile yara kapanmayacaktır. İkinci dörtlük dağlarda görülen dumanı âşığın içindeki dert ateşinin dışa vurumu sayar. Son bölüm yazgının değişmezliğini hanlık ve paşalık gibi dünyevî güçlerin üstüne koyar; giden “kelek” üzerindeki sevgilinin saç ve yüz karşıtlığı sahneyi görsel bir vedaya çevirir.